AKP tarafından hazırlanan ve 9 maddeden oluşan fon teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görüşülmeye başlandı. Düzenleme, Sermaye Piyasası Kurulu ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na önemli yetkiler tanıyor.
AKP'nin 9 maddelik fon teklifi Meclis gündemine taşındı. Düzenleme, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) gibi kurumlara geniş yetkiler tanıyor. Teklifin gerekçesinde kamu bütçesine mali yük getirilmeyeceği vurgulanırken, ödemelerin fonların mevcut malvarlığı ile geri kazanılan tutarlardan karşılanacağı belirtiliyor.
Bu düzenleme, SPK'nın 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve kanunun yayımlandığı tarihte tasfiyesi tamamlanmamış 131 yatırım fonunu kapsayacak. Başka tarihlerde tasfiye kararı alınan veya yayım öncesinde tasfiyesi tamamlanan fonlar ise kapsam dışında kalacak.
Kurumlara Tanınan Geniş Yetkiler
Teklifle birlikte SPK'ya, değerlemeden satış yöntemine, hak sahipliğinden ödeme sırasına kadar çeşitli konularda geniş yetkiler veriliyor. TMSF'ye ise kayyum olarak atandığı malvarlıklarını, dava sonucunu beklemeden satma veya tasfiye etme görevi tanınıyor.
İlgili kurumlar, talep edilen bilgi ve belgeleri SPK, Yatırımcı Tazmin Merkezi (YTM) veya TMSF'ye gecikmeksizin sunmakla yükümlü olacak. Gizlilik ve sır saklama hükümleri, bu bilgi paylaşımına engel teşkil etmeyecek.
Ödeme ve Tasfiye Sürecinin Detayları
Ödeme alacak yatırımcılar, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK), Takasbank, Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu (TEFAS), portföy saklama ve dağıtım kuruluşları ile tasfiye kuruluşlarının kayıtları karşılaştırılarak belirlenecek. Ancak kayıt uyuşmazlıklarında yatırımcının bilgilendirilmesi, itirazı ve çözüm süreci özel olarak düzenlenmiyor.
Tasfiye işlemleri, SPK'nın gözetim ve denetiminde görevlendirilen kuruluşlar tarafından yürütülecek. Kurul, varlıkların tespiti, nakde çevrilmesi, değerleme, ödeme ve dağıtım sırasına ilişkin esasları belirleme yetkisine sahip olacak.
Satış Yöntemleri ve Tartışmalı Noktalar
Borsa fiyatının gerçek değeri yansıtmadığı veya tasfiyeyi geciktireceği durumlarda geri alım, hakim ortağa satma hakkı, toptan satış, özel işlem bildirimi ve geçici farklı fiyat marjı gibi yöntemler kullanılabilecek. Ayrıca borsa dışında satışa da onay verilebilecek ve bu işlemlerde yatırım fonlarına ilişkin kısıtlamalar uygulanmayacak. Alınan varlıkların borsada satışı SPK kararıyla sınırlandırılabilecek; gerekçe olarak yoğun satış nedeniyle değer kaybını önlemek gösteriliyor.
Düzenleme, zararların tamamının ödeneceğine ilişkin bir devlet güvencesi içermiyor ve ilk ödeme ile tasfiyenin tamamlanması için bir takvim öngörmüyor. Teklifte fonların isimleri, yatırımcı sayısı ve toplam zararına ilişkin bir liste bulunmaması, ayrıca bağımsız değerleme, rekabetçi satış ve çıkar çatışmasının önlenmesine dair hükümlerin eksikliği eleştirilere yol açıyor. Kapsamın tek bir tarihle sınırlandırılması da benzer durumdaki yatırımcılar arasında ayrım yapıldığı sorusunu gündeme getiriyor.