Altın fiyatları, son üç haftanın en düşük seviyelerinden geri dönerek toparlanma sinyalleri verirken, uzmanlar eylül ayı için yatırımcılara önemli uyarılarda bulunuyor. Fed'in faiz politikaları, enflasyon verileri ve jeopolitik gelişmeler piyasaların seyrini belirleyecek.
Altın fiyatları, son üç haftanın en düşük seviyelerinden geri dönerek bu ay yüzde 1,1 oranında değer kazanmaya hazırlanıyor. Bu artış, Şubat ayından bu yana görülen en büyük aylık yükseliş olarak dikkat çekiyor. Yavaşlayan enflasyon verileri ve gerileyen petrol fiyatları, yatırımcıların ABD Merkez Bankası (Fed) tarafından yeni faiz artırımı beklentilerini düşürmesiyle altına güç verdi.
Sarı metal, 4 aylık kayıp serisini sonlandırmanın eşiğinde olsa da, psikolojik 4.000 dolar seviyesinin üzerinde kalıcı bir fark yaratmakta zorlanıyor. Yine de Fed Başkanı Kevin Warsh'ın odak noktasını sadece faiz artışlarıyla sınırlamayacağı beklentisi altını desteklemeye devam ediyor. Perşembe günü yüzde 2,4 ile son 1,5 yılın en büyük günlük düşüşünü yaşayan ABD Dolar Endeksi, Cuma günü dengelendi. Doların yeniden toparlanması, diğer para birimlerine sahip yatırımcılar için altını daha pahalı hale getirerek fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu.
Fed Politikaları ve Piyasa Beklentileri
CME FedWatch aracına göre, piyasa tüccarlarının Eylül ayında Fed'den olası bir faiz artırımı beklentisi geçen haftaki yüzde 80 seviyesinden yüzde 65'e geriledi. Piyasalar, Fed Başkanı Warsh'ın faiz artırmadan enflasyonla mücadele etme sözüne odaklanmış durumda.
Fed'in Haziran ayı toplantısına ait yayımlanan tutanaklar, bankanın "gevşeme eğilimi" taşıyan ifadeleri metinden çıkardığını gösterdi. Bu durum, yakın vadede bir faiz indiriminin masada olmadığı şeklinde yorumlandı. Tutanaklarda üyelerin ikiye bölündüğü görülürken; bazı üyeler faizlerin yıl sonuna kadar yüzde 3,50 - yüzde 3,75 aralığında kalmasını, bazıları ise yeni bir faiz artışını savundu. Piyasalar ise 2026 sonuna kadar en az bir faiz artışını fiyatlamaya devam ediyor.
Jeopolitik Riskler ve Diğer Kıymetli Metaller
Küresel piyasaların odak noktası yeniden Orta Doğu oldu. ABD Başkanı Donald Trump’ın ateşkesin sona erdiğini açıklaması, İran’a yönelik hava saldırıları, yeni abluka tehditleri ve Tahran’ın karşılık vereceğini bildirmesi jeopolitik riskleri tırmandırdı. Ankara’daki NATO zirvesinden gelen açıklamaların ardından petrol fiyatları 80 dolar sınırını test etti. Bu durum piyasalarda yüksek enflasyon ve daha yüksek faiz beklentilerini tetikleyerek altının reel getiri baskısı altında kalmasına yol açtı.
Spot Gümüş (XAG=), güneş paneli üreticilerine yönelik Çin'den gelen uyarılara paralel olarak yüzde 2,1 düşüşle 57,76 dolara geriledi. Platin (XPT=) yüzde 0,6 kayıpla 1.650,14 dolar olurken, Paladyum (XPD=) yüzde 1,8 düşerek 1.281,18 dolara geriledi.
Uzmanlardan Kritik Eylül Uyarısı ve Beklentiler
9 Temmuz 2026 sabahı itibarıyla Ons Altın 4.065 Dolar seviyesinde işlem görürken, önceki işlem gününde en düşük 4.021 dolar seviyesini test etmişti. Haftalık bazda yüzde 2’nin üzerinde değer kaybeden sarı metal için analistler, kısa vadede 4.000 - 4.200 dolar bandına işaret ediyor. 14 Temmuz’da açıklanacak olan ABD Haziran ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisinin piyasalardaki dengeleri tamamen değiştirebileceği vurgulanıyor. Faiz getirisi olmayan altının bu baskıyı kırabilmesi için, söz konusu TÜFE verisinin enflasyonda net bir düşüşe işaret etmesi gerekiyor.
Altın fiyatlarının daha fazla gerilemesini önleyen en büyük etken ise merkez bankalarının fiziki talebi olmaya devam ediyor. Çin Merkez Bankası, Haziran ayında da 15 tonluk altın alımı gerçekleştirerek rezervlerini üst üste 20 ay boyunca artırdı. Analistler, merkez bankalarının bu güçlü alımlarının, Fed'in şahin politikalarına karşı altın fiyatlarında koruyucu bir kale işlevi gördüğünü belirtiyor. Ons altın için kısa vadede 4.000 dolar psikolojik, 3.940 dolar ise teknik destek seviyesi olarak öne çıkıyor.