İstanbul Beykent Üniversitesi'nde araştırma görevlilerinin çağrı merkezi görevleri üstlendiği yönündeki iddialar, CHP İzmir Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Taşkın tarafından Meclis gündemine getirildi. Taşkın, iddiaların yükseköğretimin niteliği ve üniversitelerin ticarileşmesi açısından ciddi kaygılar doğurduğunu belirtti.
İstanbul Beykent Üniversitesi'nde araştırma görevlilerine çağrı merkezi görevi verildiği yönündeki iddialar, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gündemine taşındı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Taşkın, iddialara ilişkin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması talebiyle bir soru önergesi sundu.
Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, üniversitede daha önce çağrı merkezi kadrosunda çalışan personelin iş akitlerinin feshedilmesinin ardından, araştırma görevlilerinin telefonla öğrenci adaylarını arama, tanıtım faaliyetlerini yürütme ve veri girişi yapma gibi işleri yapmaya zorlandığı belirtiliyor.
Yükseköğretim Kanunu ve Akademik Görev Tanımı
Milletvekili Taşkın, önergesinde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 33. maddesine dikkat çekerek, araştırma görevlilerinin yükseköğretim kurumlarında araştırma, inceleme ve deneylerde yardımcı olan öğretim elemanları olduğunu vurguladı. Kanuna göre akademisyenlere verilecek diğer görevlerin de bu niteliklerle ilgili olmasının esas olduğu belirtiliyor.
Taşkın, söz konusu iddiaların yalnızca çalışanların özlük hakları açısından değil; yükseköğretimin niteliği, üniversitelerin kurumsal işleyişi ve ticarileşmesi bakımından da ciddi kaygılar doğurduğunun altını çizdi.
Meclis'ten Bakan Tekin'e Yönelik Sorular
CHP'li Yüksel Taşkın, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’den iddialara ilişkin detaylı yanıtlar beklediğini ifade etti. Önergede yer alan sorular arasında, 'İstanbul Beykent Üniversitesi'nde araştırma görevlilerinin çağrı merkezinde çalıştırıldığı yönündeki iddialar hakkında bir inceleme ya da soruşturma başlatılmış mıdır?' sorusu öne çıktı.
Taşkın ayrıca, 'Öğretim elemanlarının görev alanları dışında idari pozisyonlarda çalıştırıldığının tespiti halinde ilgili üniversiteye nasıl bir yaptırım uygulanacaktır?' ve 'Yükseköğretim Kurulu (YÖK), vakıf üniversitelerinin ticarileşmesini ve eğitimin niteliksizleşmesini engellemek için ne gibi tedbirler almaktadır?' sorularını da yönelterek konunun tüm boyutlarıyla aydınlatılmasını talep etti.