ABD'den AB'ye Dizel Baskısı: 120 Milyon Varil Çağrısı
ABD yönetimi, küresel akaryakıt fiyatlarını düşürme hedefiyle Avrupa Birliği'nden stratejik dizel rezervlerinin 120 milyon varilini 180 gün içinde piyasaya sürmesini talep etti.
Baba Vanga'ya atfedilen ve 2027 yılını işaret eden bir kehanet, küresel finansal bir sarsıntı ve altının değer kazanabileceği yönündeki iddialarla yeniden gündeme geldi. Ancak bu kehanetin doğruluğu hakkında herhangi bir yazılı kayıt bulunmuyor.

Geleceğe yönelik öngörüleriyle tanınan Baba Vanga'ya atfedilen yeni bir kehanet, 2027 yılını işaret ederek yeniden gündeme geldi. Bu iddialara göre, küresel ekonominin büyük bir finansal sarsıntı yaşayabileceği ve yatırımcıların altına yönelmesiyle fiyatlarda sert bir yükseliş görülebileceği belirtiliyor. Ancak, 1996 yılında hayatını kaybeden Baba Vanga'nın 2027 için böyle bir ekonomik tahminde bulunduğuna dair doğrulanmış, güvenilir bir yazılı kayıt bulunmuyor.
İnternet ortamında yayılan senaryonun merkezinde, dünya ekonomisinin 2027 yılında ciddi bir finansal kriz yaşayabileceği iddiası yer alıyor. Bu iddialara göre, geleneksel bankacılık sistemlerine duyulan güven zayıflayabilir ve küresel ölçekte nakit sıkışıklığı ortaya çıkabilir. Bahsedilen 'büyük sarsıntı' ifadesi bir depremi ya da başka bir doğal afeti değil, dünya çapında etkileri olabilecek finansal bir çalkantıyı ifade ediyor.
Bu senaryoya göre, piyasalarda böyle bir tablo oluşması halinde yatırımcılar riskli varlıklardan uzaklaşarak paralarını daha somut gördükleri yatırım araçlarında değerlendirmek isteyebilir. Altın da bu noktada öne çıkarılıyor. Bazı internet kaynaklarında, ekonomik senaryonun gerçekleşmesi durumunda altının dünya genelinde yüzde 25 ila yüzde 40 arasında değer kazanabileceği tahminleri yer alsa da, bu oranlar Baba Vanga'nın doğrulanmış bir öngörüsü veya resmi bir finansal tahmine dayanmıyor.
Anlatının temelinde, büyük ekonomik krizlerde yatırımcıların daha riskli varlıklardan çıkarak güvenli liman olarak görülen altına yönelebileceği düşüncesi bulunuyor. Bankacılık sistemine ilişkin endişeler, nakit sıkışıklığı, yüksek enflasyon ve jeopolitik gerilimler de yatırımcı davranışlarını değiştirebilecek unsurlar arasında gösteriliyor.
Ancak, böyle bir ekonomik ortamın oluşması, altın fiyatlarının mutlaka yükseleceği anlamına gelmiyor. Altının seyri yalnızca kriz beklentilerine bağlı değildir; faiz kararları, doların hareketi, merkez bankalarının politikaları ve jeopolitik gelişmeler de fiyatlamalarda önemli rol oynuyor. Bu nedenle, internette dolaşan senaryodaki finansal krizin gerçekleşeceği veya altının belirli bir oranda değer kazanacağı yönünde kesin bir sonuç çıkarmak mümkün değildir.
ABD yönetimi, küresel akaryakıt fiyatlarını düşürme hedefiyle Avrupa Birliği'nden stratejik dizel rezervlerinin 120 milyon varilini 180 gün içinde piyasaya sürmesini talep etti.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), makro ihtiyati çerçeve kapsamında KOBİ kredilerindeki büyüme sınırını yüzde 4,5'ten yüzde 5'e yükseltti. Bu adım, bankaların likidite yönetimini ve finansal istikrarı desteklemeyi hedefliyor.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), tasfiye kararı alınan Tera, Pusula, Atlas ve Hedef Portföy fonlarının yatırımcılarına mutabakat sağlandığında ivedilikle ara ödeme yapılacağını duyurdu.