Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, okyanusların iklim değişikliği nedeniyle devasa bir risk altında olduğunu belirterek, 2050 yılına kadar ekonomik maliyetin 400 milyar doları aşabileceği uyarısında bulundu.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 10 Eylül 2026 tarihinde Trabzon'da düzenlenen 'Mavi Diyalog-Okyanus ve Denizlerde İklim Değişikliği ve Dirençlilik Programı'nda okyanusların geleceğinin devasa bir risk altında olduğunu vurguladı. Bakan Kurum, tüm denizlerin iklim değişikliğinden olumsuz etkilendiğini ve dünyanın mavi akciğerlerinin adeta alarm verdiğini ifade etti.
Okyanusların Karşı Karşıya Olduğu Devasa Riskler
Bakan Kurum, konuşmasında, '3 milyardan fazla insanın geçim kaynağı olan, soluduğumuz havanın yarısını üreten okyanuslarımızın geleceği devasa bir risk altındadır' ifadelerini kullandı. Yapılan araştırmalara göre, okyanus ekosistemlerindeki bozulmanın ekonomik maliyetinin 2050 yılına kadar 400 milyar doları aşabileceği öngörülüyor.
Gerekli tedbirlerin alınmaması durumunda dünyamızın gerek çevresel açıdan gerekse ekonomik, sosyal ve jeopolitik açılardan ciddi risklerle karşı karşıya kalacağını belirten Kurum, iklim değişikliğinin denizler üzerindeki etkileri ve mavi ekonomi stratejilerinin masaya yatırıldığı bu tür toplantıların önemine dikkat çekti.
Mavi Diyalog Programının Önemi ve Katılımcılar
Trabzon'daki etkinliğe COP31 Başkanı sıfatıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un yanı sıra Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Trabzon Valisi Tahir Şahin, AK Parti Trabzon milletvekilleri Adil Karaismailoğlu, Yılmaz Büyükaydın ve Vehbi Koç ile Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve yabancı ülke temsilcileri katılım gösterdi.
Programda söz alan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ise Mavi Diyalog programının okyanusların çığlığına kulak vermek adına büyük bir fırsat olduğunu dile getirdi. Bakan Uraloğlu, Akdeniz havzasındaki ülkeler arasında denizin dilini en iyi anlayan bir millet olarak, denizleri 'mavi vatan' olarak gördüklerini vurguladı.
Denizlerin Korunmasına Yönelik Vurgu
Türk milletinin çocuklarına 'Deniz, Ege, Derya, Bahri' gibi isimler vermesinin veya 'Karadeniz', 'Akdeniz' gibi soyadları taşımasının deniz sevgisinin bir göstergesi olduğunu belirten Uraloğlu, ülkenin küresel rekabet gücünü artırırken, denizlerin ve kıyıların temizliğine, flora ve faunasının korunmasına yönelik düzenlemelerin ve altyapı tesisinin göz ardı edilemeyeceğinin altını çizdi.