DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Meclis Grup Toplantısı'nda Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ni hedef aldı ve zirve öncesi kentteki güvenlik uygulamaları ile gözaltıları sert bir dille eleştirdi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Meclis Grup Toplantısı'nda gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasının başında sanatçı Kadir İnanır'ın vefatı nedeniyle ailesine, sevenlerine ve tüm Türkiye'ye başsağlığı dileyen Bakırhan, ana gündem maddesi olarak Ankara'da 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO Zirvesi'ni ele aldı.
NATO'nun Dönüşümü ve Şeffaflık Sorunu
Bakırhan, NATO'nun kuruluş amacının bir savunma ittifakı olmasına rağmen günümüzde bir 'hegemonya aygıtına' ve 'savaş aygıtına' dönüştüğünü ifade etti. Genişleme politikalarının yeni gerilim hatları yarattığını ve üye ülkelere ağır siyasi, mali ve sanayi yükümlülükler getirdiğini vurguladı.
NATO'nun halkın bütçesini güvenlik gerekçesiyle silaha aktardığını belirten Bakırhan, bu süreçlerin halktan uzak, denetimsiz, şeffaflıktan yoksun ve hesap verilemez bir şekilde yürütüldüğünü dile getirdi. Harcamaların nereye yapıldığının bilinmediğini de sözlerine ekledi.
Küresel Siyaset ve NATO 2030 Konsepti
Küresel siyasetin hayat gücünün Orta Doğu'da olduğunu ve bütün büyük kararların test edildiği coğrafyanın Orta Doğu olduğunu ifade eden Bakırhan, Ankara'daki zirveyi daha önce karar altına alınan NATO 2030 konseptinin bir devamı ve yeni savaş ve güvenlik mimarisinin yeni halkası olarak değerlendirdiklerini belirtti.
Bu zirvenin halklara daha fazla özgürlük, demokrasi veya barış vaat etmediğini, tam tersine 'masaya daha fazla silah, daha fazla cephe, daha fazla gözyaşı ve daha fazla acı getireceğini' iddia etti. Savaş karşıtı bir hareket olarak bu zirveyi alkışlamayacaklarını net bir şekilde ifade etti.
Ankara Zirve Öncesi 'Açık Cezaevi'ne Döndü
Zirve hazırlıkları kapsamında Ankara'nın adeta bir 'açık cezaevine' çevrildiğini belirten Bakırhan, başkentin birkaç protokol aracının rahat geçmesi için kapatıldığını ve bazı liderlerin sabah koşusu için parkların kapatılacağının tartışıldığını dile getirdi. Ankara halkının kendi kentlerinde 'fazlalık olarak görüldüğünü' söyledi.
Zirve başlamadan önce birçok operasyon yapıldığını ve yüzlerce kişinin gözaltına alındığını açıklayan Bakırhan, şu ana kadar 175 kişinin tutuklandığını bildirdi. Bu tutuklamaların tamamının 'haksız, hukuksuz ve keyfi' olduğunu, 'asılsız iddialarla' yapıldığını ve gözaltındaki arkadaşlarına sorulan soruların 'saçmalık' ve 'absürtlük' içerdiğini vurguladı.