11 Eylül Saldırıları: Tarihi Değiştiren Trajedi ve Küresel Etkileri
2001 yılında gerçekleşen 11 Eylül saldırıları, El Kaide tarafından planlanarak New York ve Washington'da büyük yıkıma yol açtı ve dünya siyasetinde köklü değişikliklere neden oldu.
Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi, 18. BRICS Liderler Zirvesi'ne ev sahipliği yapıyor. Zirvede Ortadoğu'daki savaş, enerji güvenliği ve çok kutuplu dünya düzeni gibi kritik konular ele alınıyor.

Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi, dünya gündeminin en kritik maddelerini ele almak üzere BRICS liderlerini ağırlıyor. Yüksek düzeyli katılımın olduğu 18. BRICS Liderler Zirvesi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan gibi önemli liderleri bir araya getiriyor. İki gün sürecek olan bu buluşma, ABD/siyonist rejim-İran Savaşı'nın başlamasının ardından grubun liderler düzeyindeki ilk toplantısı olma özelliğini taşıyor. Zirvenin ana gündem maddeleri arasında Ortadoğu'daki savaşın etkileri, küresel enerji güvenliği ve çok kutuplu dünya düzenine geçiş çabaları yer alıyor.
Ortadoğu'daki savaşın zirve gündeminin ilk sıralarında yer alması bekleniyor. Özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin sekteye uğramasıyla ortaya çıkan enerji güvenliği krizi, zirvedeki görüşmelerin önemini artırıyor. Enerji ihracatçısı ülkeler olan Rusya, İran, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile Çin, Hindistan ve Endonezya gibi yüksek nüfuslu enerji ithalatçısı ülkeleri aynı çatı altında buluşturan BRICS, bu kritik konuda ortak çözümler arayacak. Bu durum, küresel enerji piyasalarındaki dengeleri doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor.
Ekonomik iş birliği odaklı kurulan BRICS, son yıllarda çok kutuplu dünya düzeni, küresel yönetimin geliştirilmesi ve yükselen ekonomilerin dünya ekonomisindeki ağırlığının artırılması gibi başlıkların ele alındığı kapsamlı bir platforma dönüştü. 2009'da Çin, Rusya, Brezilya ve Hindistan tarafından 'BRIC' adıyla kurulan bu oluşuma, 2011'de Güney Afrika'nın katılımıyla 'BRICS' adı verildi.
Grup, 2024'te Mısır, Etiyopya, İran, Suudi Arabistan ve BAE'nin eklenmesiyle, 2025'te ise Endonezya'nın katılımıyla 11 üyeli bir yapıya ulaşacak. Bu genişleme sonucunda BRICS, dünya nüfusunun yaklaşık yarısını ve küresel ekonomik üretimin yaklaşık yüzde 40'ını temsil eden devasa bir topluluk haline geldi. Bu durum, ABD ve Avrupa ülkelerinin öncülük ettiği uluslararası kurum ve kuruluşlara alternatif oluşturma potansiyelini artırıyor.
BRICS'in genişlemesi, ABD ve Avrupa ülkelerinin öncülük ettiği uluslararası kurumlara alternatif oluşturma potansiyelini artırsa da, üyeler arasındaki rekabet ve çıkar farklılıkları önemli bir engel teşkil ediyor. ABD ile ekonomik ve jeostratejik rekabet içinde olan Çin, BRICS'i gelişmekte olan ülkelerle iş birliğini artırarak Washington'ın küresel hakimiyetine karşı çok kutuplu bir dünya düzenine geçişi destekleyen bir platform olarak görüyor. Rusya ve İran ise, ABD'nin ekonomik yaptırımları ve izolasyon politikaları karşısında uluslararası alanda yalnız olmadıklarını göstermek ve yaptırımların ekonomik etkilerini azaltıcı iş birlikleri geliştirmek için BRICS'i önemli bir zemin olarak değerlendiriyor.
Öte yandan, hem ABD hem de Rusya ile yakın ilişkilerini sürdüren Hindistan, BRICS'in ABD ve Batı karşıtı bir yapıya dönüşmesini kendi ulusal çıkarları açısından uygun bulmuyor. Yeni Delhi aynı zamanda grup içindeki Çin etkisinin ve ağının artmasından da çekinceler taşıyor. Bu farklı stratejik hedefler, grubun ortak ve bütünlüklü bir tutum geliştirmesinin önündeki temel unsurlar arasında yer alıyor.
2001 yılında gerçekleşen 11 Eylül saldırıları, El Kaide tarafından planlanarak New York ve Washington'da büyük yıkıma yol açtı ve dünya siyasetinde köklü değişikliklere neden oldu.
Yemen'deki Husilerin Babülmendep Boğazı üzerindeki kontrolü, enerji piyasalarında endişe yaratıyor. Almanya, uluslararası deniz trafiğine yönelik kısıtlamaların ve Suudi Arabistan petrol üretimindeki düşüşün küresel arzı olumsuz etkileyebileceği konusunda uyardı.
Tayland'ın Bangkok şehrinde, komşusunun koi balıklarına cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen 51 yaşındaki Boonlert, polise verdiği ifadelerle hem yetkilileri hem de kamuoyunu şoke etti. Şüpheli, daha önce benzer eylemlerde bulunduğunu ve balıkların kendisini cinsel olarak uyardığını belirtti.