Ünlü sanatçı Cem Yılmaz, 29 Ağustos 2026 tarihinde Çanakkale'deki evinde geçirdiği kalp krizi sonrası anjiyo oldu. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Muhammed Keskin, Yılmaz'ın yaşadığı durumu ve "dul bırakan damar" olarak bilinen LAD'nin önemini değerlendirdi.
Ünlü sanatçı Cem Yılmaz, 29 Ağustos 2026 tarihinde Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Paşaköy’deki evinde rahatsızlanarak kalp krizi geçirdi. İlk müdahalesi Ayvacık Devlet Hastanesi’nde yapılan Yılmaz, daha sonra Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi. Burada yapılan incelemelerde kalbinin ön yüzünü etkileyen ciddi bir kalp krizi geçirdiği belirlenen sanatçıya anjiyo uygulandı. Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla "iyiyim" mesajı vererek sevenlerine teşekkür etti.
Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Muhammed Keskin, Cem Yılmaz’ın yaşadığı kalp krizine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kalp krizinde ilk müdahalenin kritik önemine dikkat çeken Keskin, "Kalp krizinde en kritik faktör zamandır; ilk 2 saat içinde müdahale edilip damarın açılması hayati önem taşır. Göğüste baskı, sıkışma, yanma hissi ile sol kola veya çeneye yayılan ağrılar en belirgin sinyallerdir" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Keskin, Yılmaz’ın durumunda acil servise başvuru anından itibaren zamanın doğru yönetilmesinin kritik olduğunu belirterek sağlık çalışanlarını tebrik etti.
"Dul Bırakan Damar" ve Anterior MI
Prof. Dr. Keskin, Cem Yılmaz’ın geçirdiği kalp krizinin kardiyolojide "anterior MI" olarak adlandırıldığını ve kalbin ön yüzünü etkilediğini açıkladı. Bu tür kalp krizlerinde sıklıkla LAD adı verilen koroner damarın tıkandığını belirten Keskin, LAD’nin halk arasında "dul bırakan damar" olarak bilindiğini söyledi.
LAD’nin özellikle erkeklerde görülen kalp krizlerinde sık karşılaşılan damarlardan biri olduğu ifade edildi. Türkiye’de kalp krizi yaş ortalamasının yaklaşık 55 olduğunu dile getiren Prof. Dr. Keskin, 53 yaşındaki Cem Yılmaz’ın da bu sık karşılaşılan yaş grubunda bulunduğuna dikkat çekti.
Kardiyoloji Uzmanından Önemli Uyarılar
Prof. Dr. Keskin, Cem Yılmaz’ın tüm risk faktörlerini ve kullandığı ilaçları bilmediğini özellikle vurguladı. Ancak genel olarak sigara kullanımının kalp-damar hastalıkları açısından önemli risk faktörlerinden biri olduğunun altını çizerek, bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirtti.