İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile ilgili yaşanan kriz, ekim ayı meclis oturumunun yapılamamasına neden oldu. CHP ve YENİ Parti gruplarının toplantıya katılmaması üzerine yeterli çoğunluk sağlanamadı.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AKP'ye geçmesinin ardından, kent siyasetinde yaşanan Cemil Tugay krizi derinleşti. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ekim ayı olağan meclis oturumu, CHP ve YENİ Parti gruplarının toplantıya katılmaması nedeniyle gerçekleştirilemedi. Toplantı yeter sayısı sağlanamadığı için oturum ertelendi.
Toplamda 51 meclis üyesinin katılımıyla salonda yeterli çoğunluk oluşmayınca, Başkan Vekili Mustafa Özuslu oturumu 15 Ekim Perşembe günü saat 18.00'e erteledi. Bu durum, kent siyasetindeki gerginliği daha da artırdı.
Sert Tepkiler ve İstifa Çağrıları
YENİ Parti İl Başkanı Çağatay Güç, Cemil Tugay'a yönelik sert ifadeler kullanarak istifa çağrısında bulundu. Güç, Tugay'a "Azıcık onurun kaldıysa kendi söylediklerini hatırla ve istifa et" dedi ve meclis çalışmalarının engellenmesine tepki gösterdi.
Protestolarını sürdüren YENİ Partililer, üzerinde “Sen bir siyasi meftasın Cemil Tugay” yazılı yaka kartları takarken, bazı üyeler ise “Cemil Tugay istifa” yazılı tişörtlerle tepkilerini dile getirdi. Çağatay Güç, Tugay'ın meclisi yönetecek iradeye sahip olmadığını belirterek, "Bugün ülkemiz siyaseten mefta hâline gelmiştir" ifadelerini kullandı.
Güvenlik Önlemleri ve Siyasi Gerilim
Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısının yapılacağı Kültürpark 4 No’lu Hol, toplantı öncesinde barikatlarla çevrilerek yüksek güvenlik önlemleri alındı. Öte yandan, AKP ve MHP grupları ise meclis çalışmalarının kasıtlı olarak engellendiğini savundu.
Geniş Çaplı Eleştiriler
Cemil Tugay’a yönelik eleştirilerini sürdüren YENİ Parti İl Başkanı Çağatay Güç, iktidarın belediye başkanlarına baskı ve tehdit uyguladığını dile getirdi. Güç açıklamasında, yargı süreçlerine, gazetecilerin tutuklanmasına ve belediyelere yönelik uygulamalara da değinerek adalet tartışmalarını gündeme taşıdı.
Güç, "Ülkeyi yönetecek hâlleri yoktur. Bütün dertleri milletin oylarıyla seçilmiş insanları tehditle ve şantajla kendi adamları yapmanın yollarını aramaktır" diyerek siyasetçilere ve gazetecilere yönelik baskılara dikkat çekti.