AKP tarafından 'Terörsüz Türkiye' süreci kapsamında sunulan çerçeve yasa teklifi, TBMM Adalet Komisyonu'ndaki uzun görüşmelerin ardından bugün Genel Kurul'da ele alınmaya başlandı. Görüşmelerde siyasi partilerin teklife yönelik farklı tutumları dile getirildi.
İktidarın 'Terörsüz Türkiye' olarak nitelendirdiği süreç kapsamında AKP tarafından sunulan çerçeve yasa teklifi, TBMM Adalet Komisyonu'nda 18 saat süren görüşmelerin ardından Genel Kurul gündemine geldi. Yasa teklifinin görüşmelerine bugün saat 11.00 itibarıyla başlandı.
TBMM Başkanvekili Celal Adan yönetiminde açılan oturumda, milletvekillerinin teklife ilişkin değerlendirmeleri alındı. Görüşmelerin tamamlanmasının ardından kanun teklifi oylamaya sunularak yasalaşma süreci devam edecek.
Muhalefet Partilerinden Farklı Yaklaşımlar
İYİ Parti, Genel Kurul oturma sıralarına Türk bayrakları koyarak tutumunu gösterdi. İYİ Parti Başkanı Müsavat Dervişoğlu daha önce partisinin çerçeve yasaya 'hayır' oyu vereceğini belirtmişti. Genel Kurul toplantısında ilk sözü alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, AKP'yi 'PKK ile pazarlık yapmakla' suçlayarak, 'Yok dediğiniz PKK ile nasıl masaya oturdunuz?' ifadelerini kullandı.
CHP adına konuşan Grup Başkan Vekili Rahmi Aşkın Türeli ise meseleyi bir devlet politikası olarak değerlendirdiklerini belirtti. Türeli, 'Terörün kalıcı olarak sona ermesi ve demokratik siyasetin güçlenmesi düşüncesiyle' çerçeve yasa teklifine destek vereceklerini kaydetti.
Demokratikleşme Vurgusu ve Eksiklikler
DEM Parti Grup Başkan Vekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Türkiye halklarının önünde barışı kalıcılaştırmak ve demokrasiyi inşa etmek adına bir fırsat olduğunu vurguladı. Koçyiğit, teklifin eksiklikleri olduğunu belirterek, 'Barış sadece bir yasayla gelmez. Demokratik siyasetin alanını genişletmek, AİHM ve AYM kararlarını uygulamak, seçilmişlerin ve halk iradesinin güvence altına alındığı bir düzeni hep beraber mücadele etmek zorundayız' şeklinde konuştu.
Yeni Parti Grup Başkan Vekili Murat Emir, süreç kapsamında kurulan komisyonun hazırladığı ortak rapordaki demokratikleşme vurgusuna karşın sahada tek bir olumlu adım atılmadığını belirtti. Emir, Türkiye'de hukuksuzlukların derinleştiğini ve yargının siyasetçiler, gazeteciler ve yurttaşlar üzerinde bir baskı unsuruna dönüştürüldüğünü dile getirdi. Ayrıca, raporda belirtilen Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına uyulması tavsiyesinin de göz ardı edildiğinin altını çizdi. Emir, 'Altına imza atılan rapordaki demokratikleşme adımlarının tamamen görmezden gelindiği bir yasa teklifiyle karşı karşıyayız' diyerek eleştirilerini sürdürdü.