Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Dış Politika Kurulu, "Güncel Değerlendirmeler" başlıklı raporuyla Rusya-ABD ilişkilerinden Doğu Akdeniz'e, Kıbrıs'tan Suudi Arabistan'a kadar altı ana başlıkta dış politika vizyonunu kamuoyuna sundu. Rapor, bölgesel ve küresel jeopolitik gelişmelere CHP'nin bakış açısını yansıtıyor.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Dış Politika Kurulu, dünyada ve bölgemizde yaşanan son jeopolitik gelişmelere ilişkin hazırladığı "Güncel Değerlendirmeler" başlıklı raporunu kamuoyuyla paylaştı. Altı ana başlık altında toplanan bu kapsamlı değerlendirme, Rusya-ABD ilişkilerinden Suudi Arabistan'daki ekonomik zafiyete, Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanlarından Kıbrıs politikasına ve Zengezur Koridoru'na kadar pek çok hayati konuda CHP'nin yaklaşımını ortaya koydu.
Rapora göre, Rusya ve ABD'nin bir akaryakıt destek anlaşması üzerinde uzlaşması, çok kutuplu dünyanın iki önemli liderinin lojistik bir alanda işbirliği yapmasının ötesinde olumlu fırsatlar yaratma potansiyeli taşıyor. Bu anlaşmanın, dünya akaryakıt sıkıntısını yaratan Hürmüz Boğazı'nın kapalı olmasının getirdiği sıkıntıları aşmasının yanı sıra, Ukrayna-Rusya cephesinde silahların susacağı bir dönemin habercisi olduğu ve Karadeniz'deki deniz güvenliği sorununu da olumlu etkileyeceği düşünülüyor.
Ortadoğu ve Bölgesel Dinamikler
Ortadoğu'daki gerilimli duruma değinen rapor, Suudi Arabistan'ın 13 Temmuz'da Kuzey Yemen kontrolündeki Sana Havaalanı'nı vurmasıyla başlayan çatışmalı sürece dikkat çekiyor. Suudi Arabistan'ın son üç aydır petrol geliri sağlayamadığı ve bu durumun gelecek 24-80 ay daha devam etmesinin tahmin edildiği belirtiliyor. Bu ekonomik zafiyetin, Suudi Arabistan'ı iç istikrarsızlıklara sürükleme riskini büyüttüğü ve çatışmalı anlaşmazlıkların diplomatik yöntemlerle çözülmesinin tek alternatif olduğu vurgulanıyor.
Raporda, tüm açıklamalara rağmen Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın TBMM'ye sunulup içeriğinin açıklanamaması ve içeriğiyle ilgili spekülasyonların sürmesi eleştiriliyor. CHP, Türkiye'nin Batı Asya-Orta Doğu yeni güvenlik çerçevesiyle ilgili olmakla beraber, bizatihi bu bölgedeki ülkelerin güvenliğiyle ilgili ulusal çıkarlarımızı korumamızı gerektiren bir sorumluluk üstlenmememiz gerektiğini değerlendiriyor.
Doğu Akdeniz ve Kıbrıs Politikası
Doğu Akdeniz'deki gelişmelere ilişkin olarak, Suriye ve Türkiye deniz kuvvetleri arasındaki görüşmeler memnuniyetle karşılandı. Rapor, azami bir haftalık çalışmayla sonlandırılabilecek deniz yan sınırı ve münhasır ekonomik bölge sınırlandırmalarının daha fazla zaman kaybetmeden sonuçlandırılması beklentisini dile getiriyor.
Kıbrıs konusunda ise Türkiye'nin değişmeyen temel politikası, adada iki devletli barışçıl bir çözüme ulaşılması ve bu sağlanıncaya kadar GKRY'nin varlığının tanınmaması üzerine inşa edildiği hatırlatılıyor. Ancak GKRY'nin önce Ağustos 2026'da Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı'na, şimdi de Antalya'da yapılacak COP 31'e davet edilmesi, bu milli Kıbrıs politikasının nasıl uygulandığı konusunda soru işaretleri yaratıyor.