Dolar49,18 ₺▲ Euro55,40 ₺▼ Gram Altın6.543 ₺▼ Son güncelleme: 07:31
Nova Bülten
3 Ekim 2026 Canlı takip
Son Dakika
← Ana sayfa Dünya

Christa Pike Vakası: ABD'deki İdam Cezaları Hakkında Neler Anlatıyor?

Christa Pike'ın Tennessee'deki başarısız infaz girişimi, ABD'deki idam cezaları uygulamalarını ve yöntemlerini yeniden tartışmaya açtı. Valinin kararı ve kamuoyu desteği, sistemdeki sorunları gözler önüne seriyor.

3 Ekim 2026 06:44 2 dk okuma
Christa Pike Vakası: ABD'deki İdam Cezaları Hakkında Neler Anlatıyor?

ABD'nin Tennessee eyaletinde Christa Pike adlı idam mahkûmunun iki tur ilaçlı iğne verilmesine rağmen hayatta kalması, ülkedeki idam cezaları hakkında önemli tartışmaları tetikledi. Hastanede hayati tehlikesi devam eden Pike'ın durumu, eyalet valisinin yıl içindeki tüm idamları durdurma kararı almasına yol açtı.

Yaşanan İnfaz Fiyaskosunun Detayları

Pike'ın avukatları, müvekkillerine iki doz pentobarbital verildiğini doğrularken, eyalet adına neyin ters gittiğine dair ayrıntılar henüz netleşmedi. Christa Pike, 1996 yılında 19 yaşındaki Colleen Slemmer cinayetinden ölüm cezasına çarptırılmıştı. Bu infaz girişimi, Tennessee eyaletinde 200 yıl sonra gerçekleştirilecek ilk kadın mahkûm idamı olacaktı ve son ana kadar hukuk mücadelesine sahne oldu.

Pike vakası, Tennessee'de bu yıl yaşanan ikinci başarısız infaz girişimi olarak kayıtlara geçti. Mayıs ayında, 1994'te üç kişinin kaçırılması ve öldürülmesinden hüküm giyen Tony Carruthers'ın infazı, personele zehirli ilacı enjekte edecek bir damar bulunamaması üzerine ertelenmişti.

ABD'de İdam Cezası ve Kamuoyu Desteği

ABD Yüksek Mahkemesi'nin 1976'da ölüm cezasına ilişkin geçici yasağını kaldırmasından bu yana, ABD'de toplam 1683 kişi infaz edildi. Ölüm Cezası Bilgi Merkezi'ne (DPIC) göre, bu infazların yalnızca yüzde 1'ini, yani 18 vakayı kadınlar oluşturdu. Geçen yıl 47 kişi infaz edilirken, bu sayı 2009'dan bu yana kaydedilen en yüksek yıllık rakam oldu ve 2024'teki 25 infaza kıyasla keskin bir artışı gösterdi.

Ancak, ölüm cezasına yönelik kamuoyu desteği son 50 yılın en düşük seviyesinde bulunuyor. Yakın geçmişte yapılan bir Gallup kamuoyu anketi, Amerikalıların yüzde 52'sinin idamı desteklediğini, yüzde 44'ünün ise karşı çıktığını ortaya koydu. Yüzde 44'lük karşıtlık oranı, Gallup'un Mayıs 1966'dan bu yana kaydettiği en yüksek seviyeye işaret ediyor.

Zehirli iğne, infazların yüzde 89'unu oluşturarak 1976'dan beri en yaygın infaz yöntemi olmaya devam ediyor. DPIC'e göre, şu anda infaz gerçekleştiren her eyalet bu yöntemi kullanıyor, ancak birçoğu alternatif yöntemlere de izin veriyor. 1996'da Delaware'de Billy Bailey'nin idamından bu yana hiçbir eyalette asma yöntemi kullanılmadı. New Hampshire, zehirli iğnenin kullanımının pratik olmadığı durumlarda yedek yöntem olarak asarak idamı hukukunda tuttu; ancak eyalet 2019'da ölüm cezasını kaldırmasına rağmen bu hüküm geriye dönük uygulanmadı ve eyalette 1939'dan beri kimse infaz edilmedi.

Eyaletler Arası Farklılıklar ve Gelecek Tartışmaları

ABD'de 27 eyalette, federal yasalarda ve askeri mahkemelerde idam cezası hala yasal olarak uygulanıyor. Ancak California, Ohio, Oregon ve Pennsylvania gibi bazı eyaletler infazları durdurma kararı aldı. Christa Pike vakası gibi başarısız infaz girişimleri, hem idam cezasının etik boyutunu hem de uygulanan yöntemlerin güvenilirliğini daha geniş bir platformda tartışmaya açıyor.

Christa Pikeidam cezasıABD idamTennesseeölümcül iğneinfaz fiyaskosu

Göz at

Dünya

Uganda'da Sıra Dışı Taht Değişimi: Gazeteci Kral Oldu

Doğu Afrika ülkesi Uganda'daki Tooro Krallığı'nda, 56 yaşındaki gazeteci Edward Rukidi Kijanangoma, 21 kişilik bir komite kararıyla bir gecede kral ilan edildi. Bu ani taht değişimi, kraliyet ailesinde büyük tartışmalara yol açtı.

3 Ekim 2026 07:31 · 1 dk okuma