DEM Parti, Eş Genel Başkanları ve çok sayıda milletvekilinin imzasıyla Meclis'e 'Barış ve Demokratik Toplum Süreci' başlıklı yeni bir kanun teklifi sundu. Bu teklif, Türkiye'de demokratik bir birlikte yaşamın inşası yolunda atılmış önemli bir adım olarak nitelendiriliyor.
DEM Parti, Eş Genel Başkanları, İmralı Heyeti, MYK üyesi milletvekilleri, Grup Başkanvekilleri, Grup Yönetimi üyeleri, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri, Adalet Komisyonu üyeleri ve Demokratik Bölgeler Partisi'nin Eş Genel Başkanlarının imzasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) yeni bir kanun teklifi sundu. Parti yetkilisi Doğan, bu teklifin 86 milyon vatandaş için büyük önem taşıdığını vurgulayarak, bunun sıradan bir imza olmadığını, ortak geleceğimiz ve Türkiye'de demokratik bir birlikte yaşam için atılmış ilk adımlardan biri olduğunu belirtti.
Doğan, söz konusu teklifi "silahlı çatışma zemininden hukuk ve demokratik siyaset zeminine geçişte yeni bir dönemin ilk adımı" olarak tanımladı. On yıllardır süren mücadelelerin, ödenen bedellerin, yaşanan kayıpların, yürütülen müzakerelerin ve barış arayışlarının somut bir çıktısı ve sonucu olarak görülen bu adımın, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında, gelecek yüzyılı birlikte inşa etme hedefiyle atıldığı ifade edildi.
Sürecin Niteliği ve Kapsamı
Parti yetkilisi Doğan, hazırlanan süreci "Barış ve Demokratik Toplum Süreci" olarak adlandırdıklarını ve bunun kendi başına bir inşa süreci olduğunu belirtti. Doğan'a göre bu süreç, bir gün, bir an ya da bir dönemle sınırlı olmayan, siyasi ve hukuki bir inşa sürecini ifade ediyor. On yıllara yayılan çatışmaların ardından barışa giden yolun çok aşamalı olmasının kaçınılmaz olduğu da sözlerine eklendi.
Eleştiriler ve Yapıcı Katkılar
Sunulan kanun teklifinin eksiklerinin bulunduğunu ve bunları dile getireceklerini açıklayan Doğan, eleştirilerini ve önerilerini yapıcı bir şekilde sunacaklarını ifade etti. Doğan, eleştirilerin, önerilerin ve yapıcı katkıların bu süreci zayıflatmak yerine, aksine güçlendireceğini ve kalıcı hale gelmesi için gereken mekanizmaların ortaya çıkmasını sağlayacağını vurguladı.
Doğan, bu düzenlemenin tüm sorunları bir anda çözecek nihai bir adım olmadığını, aksine bir başlangıç olduğunu belirtti. Teklifin Türkiye'yi bir anda demokratikleştirecek sihirli bir yasal düzenleme olmadığını ve Kürt sorununu tek başına çözmeyeceğini de ekledi. Ancak bu teklifin, tüm bu hedefler için çok kritik bir kapı araladığını ve ortak mücadeleyle bu kapının ardına kadar açılması gerektiğini dile getirdi.