Selahattin Demirtaş'ın tutukluluğu ve siyaset yasağı tartışmaları, iktidar ile DEM Parti arasındaki çerçeve yasa görüşmelerini durma noktasına getirdi. DEM Parti, mevcut süreci yetersiz bulduğunu belirtiyor.
Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın tutukluluğunun devam etmesi, iktidar ile DEM Parti arasındaki "siyaset yasağı" tartışmalarını derinleştirerek çerçeve yasa görüşmelerini kilitledi. Kulislere yansıyan bilgilere göre, DEM Parti mevcut çözüm sürecini yetersiz buluyor ve yaşanan gelişmelerden memnuniyetsizlik duyuyor.
Süreç devam ederken, Demirtaş'ın cezaevinde kalmaya devam etmesi, ana muhalefet partisine yönelik operasyonlar ve belediyelere atanan kayyımların görevlerini sürdürmesi, taraflar arasında kafa karışıklığı ve güvensizlik yaratan temel konular olarak öne çıkıyor.
Süreçteki Tıkanıklık ve Güven Sorunu
DEM Parti yetkilileri, iktidarın süreci bilinçli olarak bekletme stratejisi izlediğini düşünüyor. Van ve Diyarbakır'da yapılan toplantılarda, "İlk kez örgüt kendini feshettiğini açıkladı, daha ne bekleniyor?" şeklinde soruların dile getirildiği belirtiliyor.
Toplantılarda yasanın içeriğinin yanı sıra, belediyelere yönelik kayyım uygulamaları ve Selahattin Demirtaş'ın cezaevinden çıkarılıp çıkarılamayacağı gibi konuların da gündeme geldiği ifade ediliyor. Ana muhalefet partisine yapılan operasyonların bu ortamda iktidara nasıl güvenileceği sorusunu doğurduğu vurgulanıyor. İktidar partisi kaynaklarının yasa taslağı konusunda çizdiği çerçevenin DEM Parti tarafından yetersiz bulunduğu bildiriliyor.
Öcalan Görüşmeleri ve Yasal Adımlar
DEM heyetinin bir aydan beri Abdullah Öcalan ile görüştürülmemesi, yasa metni konusunda bir tıkanıklık ve görüş ayrılığı olduğuna dair yorumlara yol açıyor. Bu durumun, çözüm sürecinin ilerleyişi açısından önemli bir engel teşkil ettiği belirtiliyor.
Örgütün kendini feshettiğini açıklamasının ardından, işin devlete düştüğü ve artık örgütün yapacağı bir şey kalmadığı ifade ediliyor. Yasanın bir an önce çıkarılması ve en fazla 3-4 bin örgüt mensubunun adli süreçlerinin sonuçlandırılması gerektiği vurgulanıyor.
Bölgesel Dinamikler ve Gelecek Kaygıları
Örgüt mensuplarının Suriye ve Kuzey Irak bölgesinde eski hakimiyet ve rahatlıklarının kalmaması nedeniyle sürecin hızla tamamlanmasını istedikleri belirtiliyor. Mevcut yapıların artık terör örgütlerini topraklarında istemediği, ancak örgüt mensuplarının bu coğrafyada birkaç yıl sorunsuz kalma yeteneklerinin olduğu aktarılıyor. Süreci uzatmanın, zor durumdaki yapının orta vadede başkaları tarafından kullanışlı hale gelmesine neden olabileceği için hızlı adımların atılması gerektiği dile getiriliyor.
Hazırlanan yasanın amaca hizmet etmemesi halinde, eski düzenlemelere benzer bir sonuç doğuracağı ve daha önce çıkarılan 10 yasanın dahi beklenen etkiyi yaratmadığı, 100 kişinin bile geri dönmediği hatırlatılıyor. Bu nedenle yeni yasanın gerçekten kapsamlı ve etkili olması gerektiği vurgulanıyor.