Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'nin liderliğindeki Mekke İttifakı'nın bölgesel sahiplenme stratejisine dikkat çekti. Fidan, ittifakın henüz başlangıç aşamasında olduğunu ve Yemen'deki gelişmeleri örnek göstererek sabır çağrısı yaptığını belirtti.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'nin öncülüğünde yürütülen "bölgesel sahiplenme" politikası ve bu politikanın omurgasını oluşturan Mekke İttifakı hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Fidan, ittifakın ABD'nin küresel politikalarından bağımsız, Türkiye'nin uzun süredir inandığı bir süreç olduğunu vurguladı.
Bakan Fidan, bölge ülkelerinin "hakimiyet yok, boyun eğme yok, bilakis işbirliği var" düsturunu öğrendiğini dile getirdi. İttifakın amacının sadece güvenlik için bir araya gelmek olmadığını, aynı zamanda her ülkenin güvenliği, toprak bütünlüğü ve egemenliği için ortak bir bağlılık sergilemek olduğunu belirtti. Fidan, bu durumun bölgeden uzun süredir eksik olan bir yapı olduğunu ifade etti.
Mekke İttifakı'nın Doğuşu ve İlk Sınavı
Dışişleri Bakanı Fidan, Mekke İttifakı fikrinin son 5-6 yıldır tartışıldığını ancak ülkeleri bu konuda ikna etmenin zaman aldığını aktardı. Fidan, bu süreçte bölge ülkelerinin de önemli dersler çıkardığını düşündüğünü söyledi.
Yemen'deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarının Mekke İttifakı'nın ilk sınavı olduğu yönündeki bir soru üzerine Fidan, salonda bulunan ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey'e dönerek orduya ne zaman katıldığını sordu. Jeffrey'in yaklaşık 50 yıl önce katıldığını belirtmesi üzerine Fidan, NATO'nun 5. Maddesi'nin kaç kez devreye alındığını sordu ve "sadece 1 kez" yanıtını aldı.
Yemen Krizi ve İttifakın Geleceği
Bakan Fidan, bu durumun adil olmadığını belirterek, kimsenin NATO'yu "kağıttan kaplan" olmakla eleştirmediğini ancak yeni kurulmuş bir savunma ittifakı söz konusu olduğunda, 10 yıllık Yemen krizini örnek gösterip "Bakın, bu işe yaramıyor" denildiğini ifade etti. Fidan, ittifakın "daha yeni başladığını" vurguladı.
Hakan Fidan'ın bu kararlı yanıtı, salonda bulunanlar tarafından alkışlarla karşılandı. Bu açıklamalar, Mekke İttifakı'nın bölgesel güvenlik mimarisindeki yerini ve Türkiye'nin bu yapıya olan inancını bir kez daha gözler önüne serdi.