Diyarbakır'da 26.08.2026 tarihinde eski eşi tarafından katledilen Sultan Kara cinayeti, kamuoyunda büyük yankı uyandırarak Meclis gündemine taşındı. Kadın örgütleri, cinayetin tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve cezasızlığın önlenmesini talep etti.
Diyarbakır'da yaşanan ve kamuoyunda infial uyandıran Sultan Kara cinayeti, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gündemine taşındı. 26.08.2026 akşamı Sümerpark'ta, 3 yaşındaki kızını kucağında taşıdığı sırada boşanma aşamasında olduğu fail tarafından silahlı saldırıya uğrayarak yaşamını yitiren Sultan Kara'nın ölümü, kadın örgütlerinin tepkisine neden oldu.
Cinayetin ardından düzenlenen eylemde, DAKAP Sekreteri İlknur Ayık tarafından ortak basın metni okundu. "Kadın cinayetleri politiktir" pankartının açıldığı eylemde, bir kadının daha hayatına dair karar verdiği, şiddet gördüğü veya artık birlikte olmak istemediği bir erkek tarafından yaşamdan koparıldığı vurgulandı.
Devletin Yaşam Hakkını Koruma Yükümlülüğü
Basın açıklamasında, kadın cinayetlerinin hiçbir bahaneyle açıklanamayacağı net bir dille ifade edildi. Açıklamada, devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğüne dikkat çekilerek, kadınların yaşam hakkını hedef alan bu saldırıların 'aile içi mesele', 'kıskançlık', 'öfke' veya 'anlık tartışma' olarak açıklanamayacağı ve meşrulaştırılamayacağı belirtildi.
Kadın cinayetlerinin, kadınların kendi yaşamları hakkında söz söyleme ve karar verme iradesine yönelik erkek şiddetinin en ağır biçimi olduğu vurgulandı. Hukuken her bireyin en temel hakkı olan yaşam hakkının korunmasının, devletin ve tüm kamu kurumlarının en temel yükümlülüklerinden biri olduğu ifade edildi.
Cezasızlık Algısına Karşı Mücadele
Açıklamada, kadınların şiddetten korunması için gerekli tedbirlerin etkin, zamanında ve gerçek bir koruma sağlayacak biçimde uygulanmasının hayati önem taşıdığına değinildi. "Kadınlar öldürüldükten sonra değil, hayattayken korunmalıdır" mesajı verildi. Sultan Kara'nın öldürülmesiyle birlikte kadınların yaşam hakkını korumaya yönelik mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiği bir kez daha ortaya kondu.
Şiddet faillerine karşı caydırıcı ve etkili bir hukuk mücadelesinin yürütülmesi, cezasızlığa izin verilmemesi ve kadınların korunma taleplerinin ciddiyetle ele alınması zorunluluğunun altı çizildi. DAKAP, Sultan Kara'nın yaşamının bir istatistiğe dönüşmesine izin vermeyeceklerini belirtti.
Adalet Talebi
Soruşturma ve yargılama sürecinin etkin, şeffaf ve titizlikle yürütülmesi talep edildi. Failin hak ettiği cezayı alması ve cezasızlık algısını güçlendirecek hiçbir uygulamaya izin verilmemesi gerektiği vurgulandı. Açıklama, "Kadın cinayetleri son bulana kadar susmayacağız" sözleriyle sona erdi.