Emek Partisi (EMEP), Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın Türkiye'yi yeni savaş cephelerine sürükleme riski taşıdığını ve ABD'nin bölgedeki çıkarlarına hizmet ettiğini duyurdu.
Emek Partisi (EMEP), Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın Türkiye halkları açısından "emperyalist çıkarlar ağında yeni bir cendere" olduğunu açıkladı. Ankara'daki NATO zirvesinin ardından gündeme gelen bu ittifakın, Türkiye'yi bölgedeki çatışma alanlarına sürüklediği vurgulandı.
Yeni Cepheler ve Bölgesel Dengeler
ABD'nin Ortadoğu'daki çıkarlarını koruma görevini bölgesel müttefiklerine havale etmek istediği belirtildi. Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın yetkililer tarafından "hiçbir ülkeyi doğrudan hedef almayan bir savunma anlaşması" olarak tanımlanmasına rağmen, Türkiye'yi yeni cephelere sürükleme potansiyeli taşıdığı ifade edildi. İttifakın kendisine karşı konumlandığı asıl bölgesel gücün, ABD'nin de hedefi olan İran olduğu ileri sürüldü.
Anlaşmanın tarafı olan Pakistan'ın Hindistan ve Afganistan ile yaşadığı gerilimler ile Suudi Arabistan'ın Yemen'de Husilerle savaş halinde bulunması, Türkiye açısından sıcak risk alanları oluşturmaktadır. Bu durumun, Türkiye'yi bölgedeki mevcut çatışmalara doğrudan dahil etme riski taşıdığı belirtildi.
ABD'nin Bölgesel Stratejisi ve Türkiye'nin Konumu
Babülmendeb Boğazı ve Kızıldeniz'deki mevcut dengelere dikkat çekilirken, İran'ın baskıları kırmak için Husilerden boğazı kapatmasını istemesi durumunda Türkiye'nin İsrail ve ABD ile aynı safta yer alma riski taşıdığı ifade edildi. Bu sürecin ABD projelerine hizmet ettiği vurgulandı.
ABD'nin Türkiye ile İsrail'i yan yana getirerek bölgedeki "Pax Americana"nın sürmesini onlara emanet etmek istediği açıkça belirtildi. Mekke İttifakı'nın, 70 yıl önce Bağdat Paktı'na yüklenen işlevin bu döneme uyarlanmış bir versiyonu olduğu ve ABD'nin kendi güdümünde bir "Ortadoğu NATO'su" çıkarmak istediği, İsrail'in de bu yapının dışarıdan destekçisi gibi kurgulandığı tahmin edilmektedir.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, anlaşma henüz Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) oylanmadan Suudi Arabistan’a askeri destek vermeye hazır olduklarını açıklaması eleştirildi. Bu tablonun, Demokrat Parti hükümetinin NATO’ya girebilmek için Kore’ye asker göndermesini hatırlattığı değerlendirildi.