ABD Merkez Bankası (Fed), Federal Açık Piyasa Komitesi'nin temmuz toplantısında politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tutma kararı aldı; ancak 3 üye faiz artışı yönünde oy kullandı.
ABD Merkez Bankası (Fed), Federal Açık Piyasa Komitesi'nin (FOMC) temmuz ayı toplantısında politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tutma kararı aldı. 29 Temmuz 2026 tarihinde açıklanan bu karara rağmen, komiteden 3 üye faiz artışı yönünde oy kullanarak muhalefet şerhi düştü.
Banka, Kevin Warsh'ın başkanlığında gerçekleştirilen ikinci para politikası toplantısında da faiz oranlarında herhangi bir değişikliğe gitmedi. Bu karar, daha önce haziran ayında da federal fonlama faizinin hedef aralığının aynı seviyede, yani yüzde 3,50-3,75'te tutulmasının ardından geldi.
Karardaki Görüş Ayrılığı ve Enflasyon Hedefi
Federal Açık Piyasa Komitesi'ndeki bu görüş ayrılığı, Fed yetkilileri arasında enflasyonla mücadele stratejileri konusunda farklı yaklaşımların olduğunu gösterdi. Haziran toplantısının ardından yayımlanan projeksiyonlarda, 18 politika yapıcının 9'u, faiz oranlarının 2026 sonunda mevcut seviyenin üzerinde olabileceğini öngörmüştü.
Fed, yılın başından bu yana politika faizinde değişikliğe gitmezken, fiyat istikrarı ve azami istihdam hedefleri doğrultusunda ekonomik verileri yakından izlemeyi sürdürüyor. Bankanın enflasyon hedefi ise yüzde 2 seviyesinde bulunuyor.
Faiz Kararının Etkileri ve Gelecek Beklentileri
Faizlerin sabit tutulmasıyla birlikte, bankaların kredi maliyetlerini ve tüketicilerin borçlanma koşullarını doğrudan etkileyen gösterge oran değişmeden kaldı. Fed'in bundan sonraki adımlarında enflasyon verileri, istihdam piyasasındaki gelişmeler, ekonomik büyüme ve küresel enerji fiyatlarının belirleyici olması bekleniyor.
Faiz kararı öncesindeki tartışmaların merkezinde enflasyonun bankanın yüzde 2'lik hedefinin üzerinde kalması yer aldı. Faiz artışını savunan politika yapıcılar, talebin sınırlandırılması ve fiyat baskılarının kontrol altına alınması için daha sıkı para politikasına ihtiyaç olduğunu belirtirken; faizlerin sabit tutulmasını destekleyenler, enflasyonu yükselten bazı unsurların etkisini kaybedebileceğini, petrol fiyatlarının önceki zirvelerinden gerilediğini ve iş gücü piyasasının olası ekonomik şoklara karşı kırılganlık taşıdığını ifade etti.
Haziran ayında çekirdek tüketici enflasyonu yıllık bazda yüzde 2,6'ya gerilerken, aylık bazda da düşüş kaydetti.