Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi, Türkiye siyasetinde yaşanan etik aşınmanın ve seçilmişlerin parti değiştirmesinin seçmen iradesini göz ardı ettiğini belirtti. Kepekçi, bu durumu toplumsal 'sosyal obruklar' metaforuyla açıklayarak, kurum ve değerlere güvenin azalmasının ciddi sonuçlarına işaret etti.
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi, Türkiye'nin güncel siyaset sahnesinde gözlemlediği "etik aşınma" sorununa dikkat çekerek, bu durumun adeta "siyaset kendi bindiği dalı kesiyor" şeklinde özetlenebileceğini vurguladı. Kepekçi, 11 Eylül 2026 tarihli değerlendirmesinde, milletvekili ve belediye başkanlarının seçildikleri partilerden ayrılıp başka partilere geçmelerinin artık sıradan bir siyasi gelişme gibi sunulmasını eleştirdi.
Bu tür parti değişikliklerinin kısa süreli siyasi hesaplaşmalarla geçiştirildiğini belirten Prof. Dr. Kepekçi, asıl sorulması gerekenin "Vatandaşın verdiği oya ne oldu?" ve "Seçmenin iradesine neden aynı hassasiyet gösterilmiyor?" soruları olduğunu ifade etti. Ona göre mesele, sadece birkaç ismin parti değiştirmesinin ötesinde, seçmen iradesine duyulan saygının aşınmasıdır.
Etik Değerlerdeki Aşınma ve Toplumsal Bağlar
Türkiye'nin giderek büyüyen bir etik sorunuyla karşı karşıya olduğunu dile getiren Kepekçi, etiği "insanın yaptığı işin kurallarına, ahlakına ve sorumluluğuna bağlı kalması; dürüst davranmak, emanete sahip çıkmak, hak ve hukuku gözetmek" olarak tanımladı. Bu kavramların Türk milletine yabancı olmadığını, aksine kadim kültürün temelini oluşturduğunu hatırlattı.
Ancak Kepekçi, bu değerlerden adım adım uzaklaşıldığını ve aşınmanın sadece siyasetle sınırlı kalmadığını, toplum hayatının farklı alanlarında da benzer durumların gözlemlendiğini belirtti. Değerlerin kaybedilmesiyle toplumu bir arada tutan bağların zayıfladığına dikkat çekti.
Sosyal Obruklar: Toplumsal Güvenin Çöküşü
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi, bu durumu açıklamak için "sosyal obruklar" kavramını kullandığını aktardı. Konya Ovası'ndaki obrukları örnek veren Kepekçi, toprağın dışarıdan sağlam görünmesine rağmen altındaki destek dokusunun ortadan kalktığını ve beklenmedik bir anda çökerek büyük bir çukur oluşturduğunu anlattı.
Kepekçi, toplumların da kendi obrukları olduğunu belirterek, adalet zayıfladığında, ahlak aşındığında ve kurumlara güven ortadan kalktığında toplumun altındaki destek dokularının kaybolmaya başladığını ifade etti. Dışarıdan her şey normal görünse de, aslında durumun öyle olmadığını vurguladı.
Siyasetten Soğuma ve Vatandaşın Temsiliyeti
Günümüzde siyasette yaşanan güven kaybına bu "sosyal obruklar" açısından bakılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Kepekçi, vatandaşın siyasetten neden soğuduğu, sandığa gitmekte neden tereddüt ettiği ve verdiği oyunun sonunda kendisini temsil edip etmediği gibi kritik soruların bu bağlamda ele alınması gerektiğini sözlerine ekledi.