Oyuncu Serhat Kılıç'ın ölümü, sektördeki güvencesiz çalışma koşulları tartışmalarını alevlendirdi. Oyuncular Sendikası, sağlık raporlarının hiçe sayılmaması ve oyuncuların ekmek ile sağlık arasında seçim yapmak zorunda bırakılmaması gerektiğini vurgulayan sert bir açıklama yayımladı.
Oyuncu Serhat Kılıç’ın ani ölümüyle ilgili soruşturma ve açıklamalar devam ediyor. Ölüm nedeni henüz tespit edilememiş olsa da, bu elim olay setlerde yaşanan güvencesiz çalışma koşullarını bir kez daha kamuoyunun gündemine taşıdı. Oyuncular Sendikası, sosyal medya hesapları üzerinden “Kamuoyuna ve meslektaşlarımıza” başlıklı kapsamlı bir açıklama yayımlayarak sektördeki sorunlara dikkat çekti. Açıklamada, Kılıç’ın sağlık durumu ve çalışma sürecine ilişkin gündeme gelen tartışmalar mercek altına alındı.
Oyuncular Sendikası'ndan 'Sağlık ve Ekmek' Vurgusu
Sendika, set ve sahnelerde uzun, yoğun ve çoğu zaman güvencesiz çalışma koşullarının artık sektörün olağan bir gerçeği haline gelmesine sert tepki gösterdi. Açıklamada, dinlenme hakkı ile sağlık ve güvenlik koşullarının oyuncuların temel çalışma hakları olduğu vurgulandı. Bir oyuncunun sağlık durumunu gösteren sağlık raporunun herhangi bir biçimde geçersiz sayılmasının ya da çalışma zorunluluğunun bu raporun önüne geçirilmesinin kabul edilemeyeceği net bir dille belirtildi.
Oyuncular Sendikası, “Oyuncunun sağlığı, prodüksiyonun takviminden, bütçesinden ya da yetişmesi gereken işten daha az önemli olamaz. Hiçbir oyuncu ekmeği ile sağlığı arasında seçim yapmak zorunda bırakılamaz” ifadeleriyle, oyuncu sağlığının her şeyin üstünde olduğunu bir kez daha hatırlattı.
Sektördeki Değersizleşme ve Yapımcıların Sessizliği
Açıklamada, oyuncuların çalışma koşullarına ilişkin en temel meselelerde dahi ciddi bir değersizleştirmeyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekildi. Oyuncunun emeğinin, bedeninin, sağlığının ve mesleki itibarının kolaylıkla tartışmaya açılabildiği belirtilirken, yaşanan ciddi olayların çoğu zaman çalışma yaşamının gerçekleri ve zorlukları konu edilerek değil, magazinleştirilerek ele alınmasından duyulan rahatsızlık dile getirildi. Doğruluğu kanıtlanmamış bilgilerin dolaşıma sokulması ve bir meslektaşın ölümünün çeşitli iddialar üzerinden tartışma konusu yapılması kabul edilemez olarak nitelendirildi.
Sendika, böylesine ağır bir olay karşısında, oyuncuların çalışma koşullarının belirleyicisi olan işverenlerin ve yapımcıların sessizliğinin ayrıca düşündürücü olduğunu belirtti. Bu meselenin yalnızca bireysel sorumluluklarla açıklanabilecek bir durum olmadığı, sektör genelinde bir yapısal soruna işaret ettiği vurgulandı.
Kolektif Güvence Talebi
Oyuncular Sendikası, oyuncuların tek tek kendi haklarını savunmak zorunda kalmadığı, çalışma sürelerinin, dinlenme haklarının, sağlık ve güvenlik koşullarının, ücretlerin ve mesleki güvencelerin toplu olarak güvence altına alındığı bir çalışma düzeni yaratmak zorunda olduklarını açıkladı. Oyunculuğun bir 'iş' olmadıymış gibi davranılamayacağının altını çizen sendika, oyuncunun yalnızca görünür olduğu, kamera karşısına geçtiği ya da sahneye çıktığı anda değil, hazırlık süreçleri de dahil olmak üzere her aşamada bir 'iş' yaptığını ve haklarının korunması gerektiğini ifade etti.