Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali'nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü alan Hazar Ergüçlü, madenci çocuklarının acılarına değinerek "aldığım nefesten utanıyorum" ifadeleriyle dikkat çekti.
Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali'nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanan Hazar Ergüçlü, sahnedeki konuşmasıyla büyük yankı uyandırdı. Ergüçlü, konuşmasında madenci çocuklarının yaşadığı derin acılara değinerek, "Madenci çocuklarını ağlarken gördüğümde aldığım nefesten utanıyorum" ifadelerini kullandı ve vicdanları sarsan önemli mesajlar verdi.
Konuşmasına uzun süredir bir şeylere sevinmenin zorlaştığını belirterek başlayan Ergüçlü, "Her gün apayrı bir kabusa uyanıyoruz" dedi. Kendin olmanın tehlikeli olduğu bir dönemde, sektördeki emeğinin görülmesinden onur duyduğunu ifade etti.
Soma Acısı ve Kişisel Bağlantı
Ünlü oyuncu, konuşmasının odak noktasına Soma maden faciasında 37 yaşında yaşamını yitiren madenci Kerim Ören'in oğlu Yaşar'ı getirdi. Ergüçlü, Yaşar'ı gördüğünde "yine bittim" diyerek yaşadığı derin üzüntüyü dile getirdi ve toplumun bu acıya karşı uyuştuğunu hissettiğini belirtti.
Kendi ailesinin de madencilik geçmişine sahip olduğunu anlatan Ergüçlü, "Benim nenem, dedem kömür işçisiydi. Dedem bakır madenlerde çalıştı. Çocukluğum kömür kokularıyla geçti" ifadeleriyle kişisel bağını vurguladı. Her madenci gördüğünde gözünün önüne kendi dedesinin ve nenesinin insanca yaşayabilmek ve çocuklarını okutabilmek için verdiği emeklerin geldiğini söyledi.
Vicdanların Sesi ve Toplumsal Adalet Çağrısı
Ergüçlü, "Madenci çocuklarını ağlarken gördüğümde ben yaşamaktan, aldığım nefesten utanıyorum" şeklindeki çarpıcı açıklamasının, vicdanını rahatlatmak veya bir şeyin sözcüsü olmak niyetiyle yapılmadığını net bir dille ifade etti. Bu adaletsizliklerin kendisine fazla geldiğini ve duyduğu üzüntüyü içinden atamadığını belirtti.
Ünlü oyuncu, konuşmasında toplumsal adaletsizliklere sert sorular yöneltti: "Biz adaletsizlikle mi yaşayacağız? Biz böyle nasıl devam edeceğiz? Hep beraber, beraberce, insanca yaşayamayacaksak nasıl bir toplum olacağız?" Yaşar'ın yaşadığı acının toplumun da sorumluluğu olduğunu vurguladı.
Umutsuzluğa Karşı Direniş
Hazar Ergüçlü, tüm bu zorluklara rağmen umudunu koruduğunu ve konuşmasını "Yine de elimizde bir tek umudumuz kaldı. Onu da vermeyeceğiz demek istiyorum" sözleriyle tamamladı. Bu sözleriyle, toplumsal direniş ve umut mesajını izleyicilere aktardı.