Hazine ve Maliye Bakanlığı, uluslararası piyasalarda dolar cinsinden iki ayrı tahvil ihracı gerçekleştirerek önemli miktarda dış finansman sağladı. Bu ihraçlar, yatırımcılardan yoğun ilgi gördü.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, uluslararası sermaye piyasalarındaki aktif rolünü sürdürerek dolar cinsinden yeni tahvil ihraçları gerçekleştirdi. Son olarak 15 Nisan'da tamamlanan ihraçla 2 milyar dolar, daha önce 5 Şubat'ta yapılan ihraçla ise 2,5 milyar dolar tutarında finansman sağlandı. Bu adımlar, Türkiye'nin dış finansman ihtiyacını karşılama ve uluslararası yatırımcılarla bağlarını güçlendirme stratejisinin bir parçası olarak öne çıkıyor.
2026 Yılı Dış Finansman Hamlesi: 2 Milyar Dolarlık Tahvil İhracı
Bakanlığın 2026 yılı dış finansman programı kapsamında, 15 Nisan'da dolar cinsinden 2031 vadeli tahvil ihracı için Bank of America, Goldman Sachs, ING Bank ve Morgan Stanley'e yetki verildi. Aynı gün sonuçlanan ihraçta, 2 milyar dolarlık tahvilin kupon oranı yüzde 6,375, getiri oranı ise yüzde 6,4 olarak gerçekleşti. İhraç tutarı, 22 Nisan'da Bakanlığın hesaplarına aktarılacak.
Bu ihraç, yaklaşık 180 yatırımcıdan ihraç tutarının 3 katına yakın talep görerek büyük ilgi topladı. Tahvilin yüzde 44'ü Birleşik Krallık ve İrlanda, yüzde 33'ü ABD, yüzde 13'ü diğer Avrupa, yüzde 8'i Orta Doğu ülkeleri ve yüzde 2'si diğer ülkelerdeki yatırımcılara tahsis edildi. Bu işlemle birlikte, 2026 yılında uluslararası sermaye piyasalarından sağlanan finansman tutarı yaklaşık 7,9 milyar dolara ulaştı.
2025 Yılı İhracı: 2,5 Milyar Dolarlık Yüksek Talep
Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2025 yılı dış finansman programı çerçevesinde de önemli bir tahvil ihracına imza atmıştı. 5 Şubat'ta Citi, Goldman Sachs, JP Morgan ve Societe Generale'e yetki verilerek gerçekleştirilen dolar cinsinden 2032 vadeli tahvil ihracının tutarı 2,5 milyar dolar oldu. İhraç aynı gün sonuçlanırken, meblağ 12 Şubat'ta Bakanlığın hesaplarına girdi. Bu tahvilin kupon oranı yüzde 7,125, getiri oranı ise yüzde 7,2 olarak belirlendi.
İhraca 200'den fazla yatırımcıdan, ihraç tutarının 3 katına yakın talep geldi. Tahvilin yüzde 40'ı Birleşik Krallık, yüzde 34'ü ABD, yüzde 12'si diğer Avrupa ülkeleri, yüzde 8'i Türkiye ve yüzde 6'sı diğer ülkelerdeki yatırımcılara satıldı. Ayrıca, benzer vadedeki ABD Hazine tahvil getirisi üzerine kaydedilen 287,9 baz puan seviyesindeki prim farkı, Bakanlık tarafından son 7 yıl içinde gerçekleştirilen konvansiyonel tahvil ihraçları arasında en düşük prim farkı olarak kayıtlara geçti.
Uluslararası Piyasalardan Güçlü Destek
Gerçekleştirilen bu iki dolar cinsinden tahvil ihracı, uluslararası yatırımcıların Türkiye ekonomisine olan ilgisini ve güvenini bir kez daha ortaya koydu. Her iki ihraçta da ihraç tutarının katbekat üzerinde talep gelmesi, küresel piyasalarda Türkiye'nin borçlanma araçlarına yönelik iştahın yüksek olduğunu gösterdi. Bu başarılı ihraçlar, Hazine'nin dış finansman stratejisinde önemli bir yer tutarken, ülkenin ekonomik istikrarına katkı sağlamayı hedefliyor.