İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nin Eylül ayı oturumunda, bir AKP'li kadın üyenin CHP'li bir kadın üyeye yönelttiği 'Senin kocan nerede?' sorusu mecliste büyük bir gerilime yol açtı. İBB Başkanvekili Nuri Aslan, bu cinsiyetçi ifadeye sert tepki göstererek tüm kadınlardan özür diledi.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi'nin Eylül ayı oturumu, siyasi tartışmaların ötesine geçen bir gerginliğe sahne oldu. Bir AKP'li kadın meclis üyesinin, CHP'li bir kadın meclis üyesine yönelttiği 'Senin kocan nerede?' sorusu, meclis salonunda tansiyonu aniden yükseltti ve kadın siyasetçilere yönelik ataerkil bakış açısını bir kez daha gözler önüne serdi.
Kadın bir siyasetçinin varlığını ve konumunu aile yapısı üzerinden sorgulayan bu cinsiyetçi yaklaşım, meclis üyeleri arasında büyük rahatsızlığa neden oldu. Bu ifadenin, kadınların siyasetteki eşit temsiline gölge düşürdüğü ve cinsiyet ayrımcılığını körüklediği belirtildi.
İBB Başkanvekili Nuri Aslan'dan Sert Tepki
Yaşanan bu cinsiyetçi ifadenin ardından söz alan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, AKP'li üyenin hedef alan üslubuna sert tepki gösterdi. Aslan, 'Ayıptır, ahlaksızlıktır. Sen kimsin, böyle bir soruyu soruyorsun?' diyerek salonu ayağa kaldıran sözlerin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Aslan, sözlerine devam ederek, 'Kıymetli meclis üyeleri. Hepimizin ailesi var. Cenab-ı Allah kulu zengin de yapar, fakir de. Düşürür de, kaldırır da. Birinin durumuyla alay etmek, gırgır geçmek, birini küçük düşürmeye çalışmak, 'Eşin nerede, kocan nerede?' diye sormak insana yakışmaz, ayıptır, ahlaksızlıktır. Ne demek 'Kocan nerede?' ya? Sen kimsin, böyle bir soruyu soruyorsun?' ifadelerini kullandı. Ayrıca, 'Bir kadının bir kadına böyle bir konuşma yapmasını 2026 yılında etik bulmuyorum, doğru bulmuyorum tüm kadınlardan İBB Başkanvekili olarak özür diliyorum. İnsanın insana saygısı olması lazım' diyerek tüm kadınlardan özür diledi.
Mecliste Cinsiyetçi Yaklaşım Tartışması
İBB Meclisi'nde yaşanan bu olay, kadınların siyasetteki konumuna yönelik ayrımcı ve ataerkil bakış açısının hala güçlü olduğunu bir kez daha gösterdi. Bir kadının siyasi kimliğinin, medeni durumu veya ailevi ilişkileri üzerinden değerlendirilmeye çalışılması, siyasette eşitlik ilkesiyle çelişen bir durum olarak yorumlandı.
Meclis üyeleri arasında karşılıklı saygı ve etik değerlerin önemine vurgu yapan Aslan'ın sözleri, siyasi tartışmaların kişisel alanlara taşınmaması gerektiği konusunda önemli bir hatırlatma niteliği taşıdı. Bu tür ifadelerin, siyasetin saygınlığını zedelediği ve toplumsal kutuplaşmayı artırdığı belirtildi.