Yemen'deki Husiler, Kızıldeniz'de stratejik noktaları 'şimşek saldırısı' ile ele geçirerek İran'a ABD'ye karşı önemli bir koz sağladı. Bu durum, küresel enerji güvenliğini de tehdit ediyor.
Suudi Arabistan'ın Yemen'de Husilere karşı yeni bir saldırı beklentisi ve müttefiklerinin "büyük sürprizler" vaatlerine rağmen, şok edici hamle Husilerden geldi. Husi güçleri, Yemen'in batı kıyısı boyunca "şimşek saldırısı" olarak nitelendirilen bir taarruz başlattı. Bu harekatla, dünyaca ünlü kahve çekirdeğine adını veren liman kenti Mokha ile Kızıldeniz'i Hint Okyanusu'na bağlayan Babülmendep Boğazı'nın ortasındaki stratejik Perim Adası'nı kontrol altına aldılar. Bu gelişmeler, İran'a ABD ile olan mücadelesinde yeni ve önemli bir koz kazandırdı. Husilerin bu saldırısıyla 11 Eylül'de Brent petrol varil başına 109 dolara yükseldi.
Stratejik Su Yolları ve Enerji Güvenliği Tehdidi
Husilerin Babülmendep Boğazı yakınlarındaki bu kazanımları, küresel deniz ticaretinin ve enerji sevkiyatının en kritik noktalarından birinde İran'ın müttefiklerine dolaylı yoldan kontrol sağlaması anlamına geliyor. Aynı dönemde, Suudi Arabistan'da günde 7 milyon varile kadar petrol taşıyan ve Krallığın Kızıldeniz limanlarına ulaşımını sağlayan önemli bir petrol boru hattına insansız hava araçlarıyla saldırı düzenlendi. Bu saldırı sonrası boru hattı "tedbir amaçlı" kapatılırken, Suudi Dışişleri Bakanlığı saldırıdan Irak'taki İran yanlısı milisleri sorumlu tuttu.
Yemen İç Savaşı ve Bölgesel Gerilimler
Yemen'deki iç savaş, 2014 yılında Husi milislerinin kuzeydeki dağlık bölgelerden çıkarak büyük şehirleri ele geçirmesiyle patlak verdi. Ertesi yıl, Suudi Arabistan liderliğindeki bir koalisyon ülkeye müdahale etti. Savaş uzun süreli bir çıkmaza girmiş ve 2022'deki ateşkes anlaşmasından bu yana cephe hatları büyük ölçüde donmuş halde kalmıştı. Ancak son dönemdeki gerilimlerle çatışmalar yeniden alevlendi.
İran'ın aylarca Husi milislerine savaşa katılmaları için baskı yaptığı biliniyor. Temmuz ayında yaşanan bir olayda, Suudi savaş uçakları, Devrim Muhafızları'na mensup askeri danışmanlar taşıdığı iddia edilen bir İran uçağının Yemen'e gelişini engellemek amacıyla Sana Havalimanı'nı bombalamıştı. Bu durum, bölgesel güçlerin Yemen üzerindeki nüfuz mücadelesinin somut bir göstergesi oldu.
Husilerin Karşı Hamleleri ve Koalisyonun Hazırlıksız Yakalanışı
Sana Havalimanı olayından günler sonra Husi milisleri, Kızıldeniz üzerinden Suudi gemilerine abluka ilan etti ve birkaç yıldır durdurulan Suudi şehirlerine yönelik füze saldırılarına yeniden başladı. Bu hamleler, ciddi bir çatışmanın kaçınılmaz hale geldiğini gösterdi. Husilerin kıyı şeridini ele geçirme girişimlerine başladığında, Suudi Arabistan ve koalisyon güçlerinin bu saldırılara hazırlıksız yakalandığı gözlemlendi.
Husi karşıtı gruplar, radikallerden bağımsız bir Güney Yemen isteyen ayrılıkçılara ve aşiret milislerine kadar uzanan düzensiz bir topluluk oluşturuyor. Bu karmaşık yapı, bölgesel güç dengelerini daha da kırılgan hale getirirken, Babülmendep gibi hayati geçitlerin kontrolü, küresel siyaset ve ekonomideki etkileşimi artırıyor.