ABD Başkanı Trump'ın tehditleriyle gündeme gelen İran'daki Kazma Dağı, Ortadoğu'da yeni bir askeri gerilimin odak noktası oldu. Uzmanlar, bu derin yer altı tesisinin mevcut silahlarla vurulamayacağını belirtiyor.
ABD ile İran arasında devam eden müzakere sürecine rağmen karşılıklı sert açıklamalar, Ortadoğu'da savaş endişesini yeniden tırmandırdı. ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'ın anlaşma şartlarına uymaması halinde Kazma Dağı'nın hedef alınacağını yinelemesi ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun çatışmaları sürdürmeye yönelik adımları, bölgede yeni bir askeri gerilim ihtimalini gündeme taşıdı.
Kazma Dağı'nın Stratejik Konumu ve Savunması
Emekli Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla'nın değerlendirmelerine göre, Trump'ın tehditleriyle hedef gösterdiği Kazma Dağı, Natanz Nükleer Santrali'ne sadece 1.5 kilometre mesafede bulunuyor. Burası, diğer tesislerden farklı olarak 100 ila 150 metre yerin altında, özel bir şekilde ve önceki saldırılardan alınan derslerle inşa edilmiş bir yer altı şehri olarak tanımlanıyor.
Mevcut Bombaların Yetersizliği
Dr. Hüseyin Fazla, 12 gün süren savaşlarda B-2 bombardıman uçaklarının Fordo, Natanz ve İsfahan nükleer santrallerini vurduğunu hatırlattı. Bu saldırılarda GBU-57 sığınak delici bombalar kullanılmıştı. Bu bombaların dünyada derinlere inebilen başka bir benzerinin olmadığı bilinse de, Amerikalıların iddia ettiği gibi 70-80 metre derinliğe ulaşamadığı belirtiliyor.
Fazla, GBU-57 bombalarının katmanlara göre akıllı bir başlığa sahip olduğunu ve beton veya kum gibi farklı zemin türlerine göre nüfuz etmeye çalıştığını ifade etti. Ancak bu bombaların Fordo, İsfahan ve Natanz'daki nükleer tesislere dahi 'öyle büyük zarar veremediği' göz önüne alındığında, 100-150 metre derinlikteki Kazma Dağı'nı vurma imkanının mevcut silahlarla bulunmadığını vurguladı.
Emekli Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, 'Dünyada bunu vurabilecek bir silah yok' diyerek, Kazma Dağı'nın mevcut teknolojiyle hedef alınmasının imkansızlığını açıkça dile getirdi. Bu durum, Trump'ın tehditlerine rağmen Kazma Dağı'nın fiziksel olarak ne kadar zorlu bir hedef olduğunu ortaya koyuyor.