ABD'nin baskıyı gevşetmesini fırsat bilen İran, bir ayda Asya merkezli alıcılara yaklaşık 70 milyon varil ham petrol sevk ederek 6 milyar dolar gelir elde etti. Bu sessiz operasyonun, Tahran'ın ekonomik ve siyasi konumunu güçlendirdiği belirtiliyor.
Küresel çatışmaların yeniden alevlenmesinden önce ABD'nin İran gemilerine yönelik baskıyı gevşetmesi, Tahran için önemli bir fırsat doğurdu. Bu aralığı iyi değerlendiren İran, kısa süre içinde Asya merkezli alıcılarla temas kurarak büyük hacimli petrol sevkiyatlarına başladı. Bu sessiz operasyonla 6 milyar dolar civarında gelir elde edildiği tahmin ediliyor.
Haziran ayının son günlerinden itibaren yaklaşık 20 İran petrol tankerinin, ham petrolle dolu gövdeleriyle Malezya'nın doğu kıyıları açıklarındaki uluslararası sularda bir araya gelmeye başladığı tespit edildi. Deniz trafiği kayıtlarına göre Diona, Hero II, Sonia 1 ve 13 Temmuz'da bölgeye ulaşan Stream gibi tankerler bu sevkiyatların önemli bir parçası oldu. Petrol piyasası uzmanları, taşınan ham petrolün nihai adresinin büyük ölçüde Çin olduğunu kaydetti.
Bir Ayda 70 Milyon Varil Petrol İhracatı
Yapılan değerlendirmelere göre, ABD'nin petrol ablukasını kaldırdığı haziran ortası ile temmuz ortası arasındaki yaklaşık bir aylık süreçte İran, yaklaşık 70 milyon varil ham petrol ihraç etti. Bu miktarın piyasa değerinin 5 ila 6 milyar dolar arasında olduğu tahmin ediliyor. Bu gelir, özellikle ekonomik baskıların arttığı bir dönemde Tahran için kritik önem taşıyor.
Tahran'ın Ekonomik ve Siyasi Kazancı
İran'ın elde ettiği bu finansal kaynak, ilerleyen dönemde ABD'nin Hürmüz Boğazı üzerinden yeni yaptırımlar uygulaması veya petrol ihracatını yeniden sınırlandırması ihtimaline karşı önemli bir finansal tampon oluşturuyor. Uzun süredir ABD yaptırımları, enerji gelirlerindeki düşüş ve uluslararası finans sisteminden dışlanma nedeniyle ciddi baskı altında bulunan İran ekonomisi için bu satışlar stratejik bir değer taşıyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, bu hamlenin sadece ekonomik bir başarıdan öte, siyasi bir strateji olduğunu belirtiyor. Tahran'ın, haziran ortasında imzalanan bir mutabakatın açtığı diplomatik aralığı etkin bir şekilde kullanarak bu geliri elde ettiği ve böylece elini güçlendirdiği ifade ediliyor.