Karadeniz'deki güvenlik tehditleri nedeniyle Türkiye-Novorossiysk deniz hattında konteyner taşımacılığına "savaş riski ek ücreti" uygulanmaya başlandı. Bu ücretler, navlun maliyetlerini önemli ölçüde artırarak ihracatçıları yeni rotalar aramaya itiyor.
Karadeniz'deki artan gerilim, denizcilik sektöründe önemli bir değişikliğe yol açtı. Türkiye ile Rusya'nın Novorossiysk limanı arasındaki konteyner taşımacılığı hattında, "savaş riski ek ücreti (WRS)" uygulaması başlatıldı. Bu yeni uygulama, uluslararası ticarette ek maliyetler yaratıyor.
Uygulanan ek ücretler, TEU (konteyner ve denizcilik hacim birimi) başına 500 dolar, 750 dolar ve 1000 dolar seviyelerinde belirlendi. Bu ek maliyetler, bazı durumlarda normal navlun bedelinin iki veya üç katına ulaşarak, ihracatçı şirketleri ciddi şekilde zorlamaya başladı.
Artan Maliyetler ve Rotasyon Değişiklikleri
Yükselen maliyetler nedeniyle, bazı denizcilik şirketleri Türkiye-Novorossiysk hattındaki seferlerini askıya alma kararı aldı. Diğer şirketler ise taşıma rotalarını değiştirmeye yöneldi. Bu durum, Karadeniz güzergahındaki yüklerin bir bölümünün Gürcistan, Azerbaycan ve İran üzerinden karayoluna kaydırılmasına neden oldu.
Ayrıca, bazı yüklerin deniz yoluyla Uzak Doğu'ya veya Saint Petersburg'a gönderilmesi gibi alternatif güzergahlar da değerlendirilmeye başlandı. Bu rotasyon değişiklikleri, küresel tedarik zincirlerinde yeni stratejiler geliştirmeyi zorunlu kılıyor.
"Savaş Riski Ek Ücretinin" Nedenleri ve Etkileri
"Savaş riski ek ücreti"nin yürürlüğe alınmasının temel nedeni, armatörlerin artan maliyetleridir. Son dönemde Karadeniz'de sivil gemilere yönelik saldırılar, gemi sigorta bedellerinde önemli artışlara neden oldu. Bu artan sigorta maliyetleri, armatörler tarafından yükleyici ya da alıcıdan tahsil edilerek ticaret giderlerinde belirgin bir yükselişe yol açıyor.
Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği Başkanı Bilgehan Engin, ek ücretlerin özellikle düşük kar marjıyla çalışan ihracatçı ve ithalatçılar üzerinde ciddi bir baskı yaratacağını belirtti. Engin, bazı tarifelerde ek ücretin ana navlun bedeline eşit veya daha yüksek hale geldiğini vurgulayarak, fiyat tekliflerinin yeniden hesaplanması ve bütçelerin artması gerekeceğini ifade etti.