MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun 2011'deki şüpheli ölümüne yönelik soruşturma kapsamında eski Silivri Cumhuriyet Başsavcısı, eski cezaevi savcısı ve bir koğuş arkadaşı gözaltına alındı. Emekli Jandarma Albayı Hasan Atilla Uğur'un ise Kıbrıs'ta olduğu tespit edildi ve yakalanması için çalışmalar sürüyor.
MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde yaşanan şüpheli ölümüyle ilgili soruşturma yeniden hız kazandı. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla yürütülen operasyonlarda, olayın meydana geldiği dönemde görevli eski başsavcı ve savcı ile Kozinoğlu'nun bir koğuş arkadaşı dahil toplam 3 şüpheli gözaltına alındı. Bu kapsamda, emekli Jandarma Albayı Hasan Atilla Uğur'un ise Kıbrıs'ta olduğu tespit edildi ve yakalanması için çalışmaların devam ettiği bildirildi.
17 Eylül 2026 tarihinde İstanbul ve Ankara'da eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin kimlikleri de netleşti. Gözaltına alınanlar arasında Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevi koğuş arkadaşı emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım bulunuyor. Ayrıca, olay tarihinde Silivri Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yapan ve daha sonra FETÖ kapsamında meslekten ihraç edildiği belirtilen eski Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile dönemin cezaevi savcısı Necip Doğan da gözaltına alınan isimler arasında yer alıyor.
Kozinoğlu Soruşturmasında Kritik Gözaltılar
Soruşturma kapsamında aranan önemli isimlerden biri olan emekli Jandarma Albayı Hasan Atilla Uğur'un ise operasyon sırasında Kıbrıs'ta olduğu belirlendi. Uğur'un yakalanmasına yönelik çalışmaların titizlikle sürdürüldüğü ve adli işlemlerin devam ettiği kaydedildi.
Olayın Geçmişi ve Yeni Süreç
Adalet Bakanı Akın Gürlek, daha önce NSosyal hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Kaşif Kozinoğlu'nun 12 Kasım 2011'de Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldığını ve hastaneye ulaştığında hayatını kaybettiğinin tespit edildiğini belirtmişti. Gürlek'in ifadesine göre, olayın ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları, tıbbi belgeler incelenmiş ve 10 Nisan 2012'de kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmişti.
Bakan Gürlek, dosyanın Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yeniden incelendiğini ve Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan değerlendirmeler ışığında soruşturmanın tekrar başladığını vurgulamıştı. Bu yeni incelemeler, mevcut gözaltı kararlarının ve operasyonların temelini oluşturuyor.