Kredi kartı limitlerinin düşürüleceği ve gerçek gelir baz alınacağı yönündeki iddialara BDDK ve sektör kaynaklarından net bir yanıt geldi. Mevcut durumda yeni bir karar bulunmuyor.
Son dönemde kamuoyunda kredi kartı limitlerine yönelik yeni bir düzenleme beklentisi oluştu. Kişilerin gerçek gelir, mevcut borç ve kredi puanlarının incelenerek borçlanma sınırlarının yeniden çizileceği ve yüksek limitli mevcut kartların limitlerinin düşürüleceği iddiaları gündeme geldi. Ancak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve sektör kaynakları bu iddialara açıklık getirdi.
BDDK'dan Resmi Açıklama ve Mevzuat Süreci
BDDK tarafından daha önce yapılan açıklamada, kredi kartı limitlerine ilişkin teknik ve idari çalışmaların kurumlar arası iş birliğiyle sürdüğü belirtilmişti. Ancak kurum, mevcut durum itibarıyla alınmış yeni bir karar bulunmadığının altını çizdi. Sektör kaynakları da bu tür yapısal değişikliklerin hayata geçebilmesi için BDDK'nın bir taslak metin hazırlaması, bunu sektör temsilcilerinin görüşüne açması ve ardından resmiyet kazandırması gerektiğini vurguladı.
Üst düzey sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından şu an için yürürlüğe koyulmuş yeni bir limit kısıtlama kararı bulunmuyor. Mevcut durumda BDDK masasında böyle bir taslak metnin yer almadığı da netleşti.
Kredi Kartı Kullanım Alışkanlıkları ve Uzman Görüşleri
Dünya genelinde kredi kartları temel olarak bir ödeme aracı şeklinde değerlendirilirken, Türkiye'de çoğunlukla bir borçlanma aracı olarak kullanılıyor. Yurt dışı uygulamalarından farklı olarak sunulan taksit imkanları, tüketicilerin bütçelerini aşan harcamalar yapmasına zemin hazırlayabiliyor.
Finans uzmanları, dönem borcu yerine sürekli asgari ödeme tutarının ödenmesinin borç miktarını katlayarak artırdığına dikkat çekiyor. Kartların ödeme aracı olarak kullanılması ve hesap kesim tarihinden sonra borcun tamamının kapatılması gerektiğini vurguluyorlar.
BDDK Finansal Tüketici Kılavuzu ilkelerinde de belirtildiği üzere, kartı bir kredi gibi kullanmak yerine, hesap kesim tarihinden sonra dönem borcunun tamamını kapatmak, gelecekteki faiz yüklerinden korunmanın en güvenli yolu olarak öne çıkıyor.