Kredi kartı limitlerinde milyonlarca kart sahibini ilgilendiren yeni bir dönem başlıyor. Bankalar, SGK ve Risk Merkezi verilerini entegre ederek limitleri kişinin gerçek geliri ve ödeme gücüne göre belirleyecek, mevcut limitler ise 1 Ocak 2027'ye kadar yeniden değerlendirilecek.
Kredi kartı limitlerinde milyonlarca kullanıcıyı ilgilendiren yeni bir dönem için hazırlık yapılıyor. Planlanan uygulama ile bankaların, müşterilerin yalnızca beyan ettiği gelire göre değil; gerçek gelir, mevcut borçluluk durumu ve ödeme gücü üzerinden değerlendirme yapması hedefleniyor. Bu kapsamda Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) gelir bilgileri ile Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi’nde yer alan kredi ve borçluluk verilerinin birlikte değerlendirilmesi planlanırken, mevcut kredi kartı limitlerinin de 1 Ocak 2027’ye kadar yeniden değerlendirilmesi öngörülüyor.
Yeni Limit Belirleme Kriterleri
Yeni sistemde kredi kartı limiti belirlenirken müşterinin farklı bankalardaki kredi ve kredi kartı borçlarının da dikkate alınması öngörülüyor. Böylece kişinin toplam finansal yükünün daha net görülmesi ve limitlerin ödeme kapasitesiyle daha uyumlu hale getirilmesi amaçlanıyor. Hazırlanan sistem kapsamında özellikle kişinin gelir seviyesinin üzerinde yüksek kredi kartı limitine sahip olmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Otomatik Artışlara Kısıtlama ve Mevcut Kartların Durumu
Bankaların belirli dönemlerde otomatik olarak gerçekleştirdiği limit artışlarının da müşterinin belgelenebilir ödeme gücüyle sınırlandırılması planlanıyor. Uygulamanın özellikle yüksek limitli kredi kartı sahiplerini etkilemesi gündemde. Geliri ile mevcut kart limiti arasında belirgin fark bulunan müşterilerin limitleri yeniden değerlendirilebilecek.
Bankaların mevcut kredi kartı limitlerini müşterilerin gelirleriyle daha uyumlu hale getirmeye yönelik çalışmalarını 1 Ocak 2027’ye kadar tamamlaması gerekiyor. Düzenlemenin temel hedefi, ödeme gücünü aşan limitler nedeniyle oluşabilecek aşırı borçlanma riskini azaltmak.
Borçlanma Verileri ve Türkiye'nin Konumu
Düzenlemenin gündeme gelmesinde kredi kartları ve tüketici borçlarındaki gelişmeler de etkili oldu. Merkez Bankası verilerine göre bankacılık sektöründe takipteki alacak oranı Temmuz 2026 itibarıyla yüzde 2,2’den yüzde 2,9’a yükseldi. Bu artışta KOBİ kredilerinin yanı sıra tüketici kredileri ve kredi kartı alacaklarındaki yükselişin de etkili olduğu belirtildi. Uluslararası verilere göre Türkiye'de hanehalkı borcunun Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’ya oranı küresel ortalamaların altında bulunuyor. 2025 yılında Türkiye'de hanehalkı borcunun GSYH’ye oranı yüzde 10,1 olarak kaydedilirken, bu oran gelişmekte olan ülkelerde yüzde 45,6, gelişmiş ülkelerde ise yüzde 67,8 seviyesinde gerçekleşti.