Küresel ekonomiyi tehdit eden üç büyük risk, enflasyon endişesini yeniden gündeme taşıdı. Orta Doğu'daki çatışmalar, olası yeni tarifeler ve teknoloji sektöründeki sermaye hareketleri, fiyat baskılarını artırıyor.
Küresel ekonomide, Orta Doğu'daki çatışmanın tırmanması, olası yeni gümrük vergileri ve teknoloji sektöründeki devasa yatırımlar gibi faktörlerin bir araya gelmesiyle küresel enflasyon endişesi yeniden baş gösterdi. Bu üçlü tehdit, merkez bankalarının uzun süredir mücadele ettiği fiyat baskılarını daha da artırma potansiyeli taşıyor.
Hafta, Orta Doğu'daki çatışmanın tırmanmasıyla başlarken, petrol fiyatları varil başına 100 doları aşarak küresel tedarik zincirlerinde maliyet artışı beklentilerini tetikledi. Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkanı Christine Lagarde, enerji şokunun daha da şiddetlenebileceği uyarısında bulunarak, enerji fiyatları yüksek kaldıkça genel enflasyon üzerindeki baskının artacağını belirtti.
Yeni Ticaret Gerilimleri ve Teknoloji Yatırımları
Enflasyonist baskıları körükleyen bir diğer unsur ise olası yeni ticaret gerilimleri. Eski ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, çoğu büyük ticaret ortağından yapılan ithalatlara yüzde 10 ile yüzde 12,5 arasında gümrük vergisi uygulayacağına dair vaatlerde bulunmuştu. Bu durum, küresel ticaret maliyetlerini artırarak ürün fiyatlarına yansıyabilir.
Tüm bu gelişmelerin yanı sıra, yapay zekaya yönelik devasa yatırım dalgası da fiyat belirleme gücünü etkiliyor. Perşembe günü Alphabet, bu yılki sermaye harcamaları tahminini 205 milyar dolara kadar yükseltti. Büyük şirketlerin fiyat belirleme gücüne dair kanıtlar da endişeleri artırıyor; örneğin Apple, benzeri görülmemiş bir bellek çipi ve depolama alanı kıtlığının yol açtığı artan girdi maliyetlerini telafi etmek için ürün fiyatlarını yükseltmişti.
Merkez Bankaları ve Piyasalardaki Beklentiler
Merkez bankaları, enflasyon görünümünde bir miktar rahatlama görmeye başlamışken, bu yeni risklerle karşı karşıya kaldı. Önümüzdeki hafta Fed'den İngiltere Merkez Bankası'na kadar alınacak kararlar kapsamında, yetkililerin yeni tehlikeler karşısında hızlı kararlar vermesi gerekecek. Şu an için acil bir faiz oranı değişikliği beklenmiyor.
Finans piyasalarında enflasyon endişesiyle geçen yazın devam etmesi muhtemel görünüyor. Küresel tahvil getirilerindeki artış, tüketici fiyatlarının kontrolden çıkma riski konusundaki yatırımcı endişesinin bir göstergesi. Hisse senedi piyasalarında ise S&P 500, haftalık bazda ikinci düşüşünü kaydetmeye hazırlanıyor.
PGIM Avrupa Başekonomisti Katharine Neiss, son gelişmelerin ekonomiyi yönlendirenin jeopolitik faktörler olduğunu, tersinin geçerli olmadığını vurguladı. Neiss, genel enflasyon üzerindeki olumsuz arz şoku baskılarının, merkez bankalarının şahin bir tutum sergileme eğilimini desteklemeye devam edeceğini belirtti.