ABD Merkez Bankası'nın 16 Eylül'de aldığı faiz artırımı kararı, küresel piyasalarda yeni bir faiz artırım döngüsünün başlangıcı olarak yorumlanıyor. Bu durum, jeopolitik gerilimler ve altın piyasası üzerinde önemli etkiler yaratıyor.
ABD Merkez Bankası (Fed), 16 Eylül tarihinde federal fonlama faizi hedef aralığını 25 baz puan artırarak yüzde 3,75 – yüzde 4,00 seviyesine yükseltti. Bu karar, 12 üyenin oy birliğiyle alınırken, Temmuz toplantısında yalnızca üç üyenin faiz artışından yana oy kullanması, Fed içindeki görüş değişiminin belirginleştiğini ortaya koydu ve yeni bir faiz artırım döngüsünün olası başlangıcına işaret etti.
Küresel piyasalar, bu önemli faiz kararının yanı sıra jeopolitik gelişmelerin de etkisiyle dalgalı bir seyir izliyor. Özellikle ABD ile İran arasında Tahran’ın nükleer programına ilişkin yürütülen kritik görüşmelerin, Güney Lübnan’daki çatışmaların yeniden şiddetlenmesi nedeniyle ertelenmesi, bölgedeki gerilimi artırdı ve risk iştahını olumsuz etkiledi.
Hürmüz Boğazı ve Enerji Piyasaları
Hafta içi imzalanan geçici anlaşmanın ardından Hürmüz Boğazı’nda bekleyen petrol yüklü gemilerin çıkış yapmaya başlamasına rağmen, Cuma günü trafiğin yeniden azalması dikkat çekti. İran'ın boğazdan geçen gemilerin kendi iznine tabi olduğunu açıklaması, küresel enerji arzı üzerinde yeni endişeler yaratarak tansiyonu yükseltti.
Analistler, petrol ve LNG akışının normale dönmesinin aylar sürebileceğini belirtiyor. Bu durum, küresel enflasyon endişelerini canlı tutarken, enerji fiyatlarındaki olası artışların yeni faiz artırımı baskısını daha da güçlendirebileceği değerlendiriliyor.
Altın Piyasasında 'Şahin' Etki
Altın üzerindeki en büyük baskı unsurlarından biri de ABD Merkez Bankası'nın (Fed) direksiyonuna yeni geçen Kevin Warsh oldu. Göreve başlayan Fed Başkanı Warsh’ın enflasyona karşı takındığı 'şahin' tutum, faiz getirişi olmayan altını zayıflattı. Piyasalar, olası faiz artışlarının altın gibi varlıklar için olumsuz etkiler doğurabileceğini fiyatlamaya başladı.
Altın uzmanları, Fed'in olası bir ilk faiz artışı öncesinde altının tarihsel olarak zayıf performans gösterdiğini belirtiyor. Yeni bir faiz döngüsünün başlayıp başlamayacağına dair belirsizlik sürerken, aksi bir durumda altının yeniden değer kazanabileceği vurgulanıyor.