I. Dünya Savaşı'nın Irak Cephesi'nde 29 Nisan 1916'da kazanılan Kut'ül Amare Zaferi, Osmanlı ordusunun İngilizlere karşı elde ettiği tarihi bir başarıdır. Bu zafer, Halil Paşa komutasındaki birliklerin destansı direnişiyle hafızalara kazınmıştır.
29 Nisan 1916, I. Dünya Savaşı'nın Irak Cephesi'nde Osmanlı ordusunun İngilizlere karşı kazandığı tarihi bir zafer olan Kut'ül Amare Kuşatması'nın sona erdiği gündür. Büyük komutan Halil Paşa'nın önderliğindeki bu destansı direniş, Osmanlı sebatının İngiliz inadını kırdığı birinci zafer olarak tarihe geçmiştir.
Muharebe, Dicle Nehri kıyısında, Bağdat'ın güneyinde yer alan ve yaklaşık 6500 kişinin yaşadığı Kut'ül Amare kasabası yakınlarında konuşlanmış İngiliz ve müttefiklerinin kuşatılmasıyla başlamış, kasabanın Osmanlı Ordusu tarafından ele geçirilmesi ve İngiliz birliklerinin tamamının esir alınmasıyla zaferle sonuçlanmıştır.
Kut'ül Amare Kuşatması Nasıl Başladı?
Kuşatma, İngiliz 6. Poona Tümeni (Hint Tümeni) Komutanı Tümgeneral Charles Townshend'in Bağdat'a ilerleme girişimiyle başladı. Ancak 22-23 Kasım 1915 tarihlerinde Selman-ı Pak Muharebesi'ni (Tizpon) kazanamayarak geri çekilen İngiliz kuvvetleri, 3 Aralık'ta Kut kasabasına sığınmak zorunda kaldı.
7 Aralık 1915'te başlayan Kut'ül Amare Kuşatması, 29 Nisan 1916 tarihine kadar sürmüş ve bu süreçte Osmanlı ordusu, İngiliz birliklerini teslim alarak büyük bir başarıya imza atmıştır.
Zaferin Mimarı: Halil Kut Paşa
Kut'ül Amare Zaferi'nin en önemli isimlerinden biri olan Halil Paşa (Halil Kut), 1882'de İstanbul'da doğmuş ve 20 Ağustos 1957'de yine İstanbul'da vefat etmiştir. Enver Paşa'nın amcası olan Halil Paşa, 1934 yılında Soyadı Kanunu'nun çıkmasının ardından Mustafa Kemal Atatürk tarafından Kut'ül Amare Zaferi nedeniyle 'Kut' soyadını almıştır.
Halil Paşa, İngiliz birliklerini teslim almasının ardından yaptığı açıklamada, 'Tarih bu olayı yazmak için kelime bulmakta müşkülat uğrayacaktır. İşte Osmanlı sebatının İngiliz inadını kırdığı birinci zafer,' sözleriyle zaferin büyüklüğünü vurgulamıştır.
Kut Bayramı: Kutlamalardan Sessizliğe
Halil Paşa'nın talebiyle 'Kut Bayramı' olarak kutlanmaya başlanan bu zafer günü, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde önemli bir yer tutuyordu. Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde uzun yıllar kutlanan bu bayram, 1952 yılında dönemin Başbakanı Adnan Menderes başkanlığındaki 20. Hükümet tarafından kutlanmaktan vazgeçildi.
Bu kararın alınmasında, Türkiye'nin NATO'ya üye olma sürecinde İngiltere'nin desteğine duyulan ihtiyaç ve 'müttefik' olarak görülen İngilizleri gücendirmeme amacı etkili olmuştur. Ancak Kut'ül Amare Zaferi, Birinci Dünya Savaşı'nın temel muharebelerinden biri olarak kabul edilmeye devam etmektedir.