Lübnan'da 2019'dan beri dondurulan banka hesapları nedeniyle mağdur olan mudiler, başkent Beyrut'ta banka şubelerine saldırarak haklarını talep etti. Ekonomik krizin derinleştiği ülkede, hükümetin Aralık 2025'te yürürlüğe girecek geri ödeme tasarısı tartışmaları beraberinde getirdi.
Lübnan'da 2019'dan bu yana dondurulan döviz mevduat hesapları nedeniyle haklarını alamayan mudiler, başkent Beyrut'ta banka şubelerini hedef alan gösteriler düzenledi. 'Sarhatu'l Mudiin Derneği'nin çağrısıyla Emin Camisi yakınlarındaki ana meydanda toplanan mağdurlar, ardından Sin el-Fil semtindeki üç banka şubesinin önünde eylem yaptı.
Haklarını talep eden göstericiler, hükümet aleyhine sloganlar atarak banka şubelerinin önünde ateş yaktı. Eylemlerini Lübnan Bankalar Birliği Başkanı Selim Sfeir'in evinin önüne taşıyan mudiler, 'Bizden 7 yıl önce çaldıkları haklarımızı istiyoruz. Hırsızlar talimat veriyor. Yaşamak istiyoruz.' diyen Rami Gandur ve milletvekilleri ile hükümet yetkililerini 'hırsızlıkla' suçlayarak haklarının iadesini talep eden Ali Rızık gibi isimlerin açıklamalarıyla tepkilerini dile getirdi.
Ekonomik Krizin Gölgesinde Mudilerin Direnişi
Ülke, 2019 yılında patlak veren ekonomik krizle birlikte Lübnan lirasının dolar karşısında yüzde 95'e varan değer kaybına tanık olmuştu. Döviz rezervlerinin erimesini önlemek amacıyla alınan kararla, ülkedeki tüm döviz mevduat hesapları dondurulmuştu. Geride kalan yedi yıl boyunca mağdurlar, paralarının iadesi için düzenli olarak gösteriler düzenledi.
Lübnan hükümeti, Aralık 2025'te bankalarda dondurulan döviz mevduatlarının iadesine yönelik bir yasa tasarısı hazırladı. Tasarı, 100 bin doların altındaki mevduatların tamamının dört yılı aşmayan bir sürede ödenmesini öngörüyor.
Mevduat Geri Ödeme Tasarısı ve Bölgesel Gelişmeler
Hazırlanan yasa tasarısına göre, 100 bin doların üzerindeki mevduatlarda ise 100 bin doların nakden ödenmesi, kalan tutarın ise devredilebilir banka tahvilleriyle karşılanması planlanıyor. Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn tarafından onaylanan bu tasarının, mudilerin mağduriyetini ne ölçüde gidereceği merak konusu.
Öte yandan, ABD arabuluculuğunda devam eden görüşmeler, İsrail-Lübnan çerçeve anlaşmasının tam olarak uygulanmasına odaklanıyor. Bu görüşmeler, İsrail ile Hizbullah arasında 2 Mart'ta başlayan çatışmalara son verilmesini, İsrail güçlerinin Lübnan'ın güneyindeki iki pilot bölgeden kademeli olarak çekilmesini ve bölgeye Lübnan ordusunun konuşlandırılmasını hedefliyor. Anlaşma, pilot bölge uygulamasının genişletilmesi, tüm sınır sorunlarının çözüme kavuşturulması ve kapsamlı bir barış ve güvenlik anlaşması üzerinde çalışılmasını içeriyor.