Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, enflasyonun ana eğiliminde yavaşlamanın sürdüğünü belirtti ve sıkı para politikasının devam edeceğini vurguladı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, İstanbul'da gerçekleştirdiği sunumda enflasyonun ana eğilimindeki yavaşlamanın sürdüğünü açıkladı. Karahan, fiyat istikrarı tam olarak sağlanana dek sıkı para politikası duruşunun kararlılıkla devam edeceğinin altını çizdi.
Başkan Karahan'ın "Enflasyon ve Makroekonomik Görünüm" başlıklı sunumunda, kısa vadeli enflasyon dinamikleri, gelecek dönemde enflasyonu şekillendirecek unsurlar ve cari denge üzerindeki jeopolitik etkiler değerlendirildi. Sunumda yer alan verilere göre, Mayıs 2024'te yüzde 75,5 ile zirve seviyesini gören yıllık Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 31,5 seviyesine kadar gerilemesi bekleniyor.
Enflasyonda Kısa Vadeli Baskılar ve Ana Eğilim
Son dönemde özellikle gıda ve enerji fiyatlarında yaşanan arz şokları, enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturmaya devam etti. Temmuz-Ağustos döneminde enerji aylık enflasyonu ortalama yüzde 3,9, gıda enflasyonu ise yüzde 2,1 olarak gerçekleşti. Bu baskılara rağmen, temel mallar ve hizmet grubundaki ataletin kırılmaya başlamasıyla aylık enflasyonun ana eğilimi yüzde 1,9 seviyesine, medyan TÜFE ise yüzde 1,8 seviyesine geriledi.
Enflasyon beklentilerindeki yüksek seviyeler ise korundu. 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentileri piyasa katılımcıları için yüzde 23,7, reel sektör firmaları için yüzde 32,8 ve hanehalkı için yüzde 45,6 seviyesinde ölçüldü.
İç Talepteki Yavaşlama ve Büyümeye Etkisi
Gelecek dönemde enflasyonu şekillendirecek faktörlerin değerlendirildiği bölümde, yılın ikinci çeyreğinde talebin zayıf seyrettiğine dikkat çekildi. 2026 yılının ikinci çeyreğinde yıllık Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) büyümesi yüzde 2,3'e gerilerken, çeyreklik bazdaki yüzde 1,1'lik büyümenin ana etkenleri dış talep ve sanayi üretimi oldu. Nihai yurt içi talep ise bu dönemde büyümeyi olumsuz etkiledi.
Verilerin talepteki yavaşlamanın üçüncü çeyrekte daha da belirginleştiğine işaret ettiği vurgulandı. Toplam kredi büyümesinin yüzde 25,9'a kadar düşse de ılımlı ve makul seviyelerde seyrettiği kaydedildi.
Dış Ticaret ve Cari Dengenin Görünümü
Jeopolitik gelişmelerin cari denge üzerindeki etkilerinin ele alındığı bölümde, ihracatın dirençli görünümünü koruduğu ve turizm gelirlerinin istikrarlı seyrettiği belirtildi. Türkiye'nin ihracatı 2026'nın ilk 6 ayında aylık ortalama 24,6 milyar dolara çıkarken, turizm gelirleri de bu dönemde ortalama 24 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.
Bu gelişmelerin cari dengenin yönetilebilir seviyelerde kalmasına katkı sağladığı ifade edildi. Sunumda, dolarizasyonun potansiyel bir risk oluşturup oluşturmadığı da değerlendirilen önemli konular arasında yer aldı.