Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) 'Mekke Anlaşması' gündeme oturdu. Muhalefet anlaşmanın içeriğini ve yetki sorununu sorgularken, iktidar bölgesel istikrar için önemine dikkat çekiyor.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) 'Mekke Anlaşması' olarak adlandırılan uluslararası düzenleme, siyasi partiler arasında ciddi bir gerilime yol açtı. Muhalefet kanadı anlaşmayı 'macera' olarak nitelendirip detaylı bir meclis incelemesi talep ederken, iktidar temsilcileri ise bölgedeki 'istikrar' vurgusuyla anlaşmanın önemini savunuyor.
Muhalefetten Anlaşmaya 'Macera' Tepkisi
Anlaşmanın Cumhurbaşkanı tarafından imzalanmasına muhalefet cephesinden sert eleştiriler geldi. Bir muhalefet temsilcisi, imzalanan bu anlaşmanın Anayasa'nın 90. maddesi gereğince mutlaka Meclis'e gelerek onaylanması gerektiğini belirtti. Temsilci, Türkiye'ye yönelik hangi tehditlerin bulunduğunun, anlaşmanın detaylarının ve tüm ayrıntılarının Meclis'te enine boyuna konuşulması gerektiğini vurguladı.
Muhalefet, Suudi Arabistan'a yönelik olası bir İran saldırısı veya İran'ın savunma hakkını kullanması durumunda Türkiye'nin hangi pozisyonda yer alacağını ve İran'a karşı savaşa girme ihtimalini sordu. Bu durumun son derece tehlikeli olduğu ifade edildi.
YENİ Parti'den 'Kurumsal Aklın Çöküşü' İddiası
YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, Cumhurbaşkanı'nın katılımıyla imzalanan bu anlaşmanın 'stratejik deha' olarak sunulmasına karşın, kurumsal aklın çöküşü anlamına geldiğini savundu. Emir, anlaşmanın içerdiği risklere dikkat çekti.
Emir, Pakistan'ın Keşmir üzerinden Hindistan ile sorunlu ve nükleer bir güç olduğunu, Afganistan ve İran ile de potansiyel savaş riskleri taşıdığını hatırlattı. Ayrıca, Suudi Arabistan'ın İsrail-İran çatışmasında İsrail'e kalkan olduğunu, İsrail ve Amerika ile iç içe geçtiğini ve Husilerle uzun yıllardır çatışma halinde bulunduğunu belirtti.
Ekonomik Veriler ve Ceza Artışları Gündemde
Yeni Yol Grubu Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre 2026 yılının ilk altı ayında tahakkuk eden toplam para cezasının 1 trilyon 251 milyar liraya ulaştığını açıkladı. Bu rakamın, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35,8'lik bir artışı temsil ettiğini belirtti. Özdağ'ın verdiği bilgilere göre, trafik cezaları yüzde 56 artışla 107,5 milyar liraya, idari para cezaları ise yüzde 46,1 artışla 326 milyar liraya çıktı. Aynı altı aylık dönemde emekliye, işçiye ve memura yapılan zamların enflasyonun çok gerisinde kaldığını ve asgari ücrete Temmuz ayında tek kuruş ara zam yapılmadığını kaydetti.
Eurostat'ın Temmuz 2026 verilerine göre Türkiye'nin brüt asgari ücretinin 621 avro ile Avrupa Birliği ülkeleri arasında neredeyse en son sırada yer aldığını aktaran Özdağ, Fransa'da hız cezasının 135 ile 750 avro, Almanya'da ise 35 ile 600 avro bandında olduğunu ifade etti. Özdağ, Türkiye'de de benzer cezaların kesildiğini ancak Alman ve Fransız vatandaşlarının bu cezaları 2 bin-2 bin 400 avroluk maaşlarla öderken, Türk vatandaşının aynı cezayı 621 avroluk maaşından ödemek zorunda kaldığını vurguladı.