Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın 19 Eylül akşamı NTV'deki açıklamaları, Türkiye'nin Mekke İttifakı kapsamında Yemen'e olası askeri desteği konusunda tartışmaları beraberinde getirdi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın 19 Eylül akşamı NTV'de yaptığı açıklamalar, Türkiye'nin 'Mekke İttifakı' kapsamında Yemen'deki duruma olası askeri müdahalesi hakkında önemli tartışmaları başlattı. Fidan, Suudi Arabistan'ın askeri ihtiyaçlarını karşılayabileceklerini ve müttefiklik anlaşması gereği dayanışma göstereceklerini belirtti.
Bu açıklamalar, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman'ın Yemen'deki Ensarullah hareketine karşı ABD ve İngiltere'den destek alamaması sonrası geldi.
Mekke İttifakı'nın Hukuki Boyutu
Mekke İttifakı olarak adlandırılan yapının hukuki zemini, Türkiye içinde henüz geçerli bir statüye sahip değil. Resmi olarak bir ittifak anlaşması bulunmamakla birlikte, ülke yetkilileri iki yıldır üzerinde çalışıldığını ifade ettiler.
Mevcut durumda, kamuoyuna açıklanmış bir anlaşma metni mevcut değil ve herhangi bir anlaşmanın resmileşmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) onaylanması gerekiyor. Bu onay süreci tamamlanmadığı sürece, Türkiye'nin Yemen'de Ensarullah hareketine karşı Suudi Arabistan'a askeri destek vermesi hukuken mümkün görünmüyor. İttifakın NATO'nun 5. maddesinden ilham aldığı ve üyelere yapılan saldırının tüm üyelere yapılmış sayılacağı belirtilse de, bu durum meclis onayı olmadan bağlayıcılık taşımıyor.
Yemen'deki Durum ve Bölgesel Etkileşimler
AK Parti hükümetinin, resmi bir anlaşma olmaksızın dahi Suudi Arabistan'a yardım etme isteğini ortaya koyması, ittifakın Suudi çıkarlarını savunmaya yönelik olduğu yorumlarını güçlendiriyor. Bu bağlamda, TBMM'nin olası bir ittifak metnini onaylamadan önce belirli şartları göz önünde bulundurması gerektiği vurgulanıyor.
Uzmanlar, ittifakın Türkiye'nin komşusu İran'a karşı olmaması ve ABD ile İsrail'in çıkarlarını dolaylı yoldan desteklememesi gerektiğini belirtiyor. Yemen'deki Ensarullah hareketine vurulacak herhangi bir darbenin, bölgedeki dengeleri İsrail lehine değiştirebileceği ifade ediliyor.
Türkiye'nin Dış Politika İlkeleri ve Yemen
Gazze'deki soykırım karşısında birçok Arap devletinin sadece açıklama yapmakla yetindiği bir dönemde, Yemen'in Ensarullah hareketinin Filistinli kardeşlerini füzelerle savunduğu biliniyor. Türkiye'nin kuruluş felsefesi, zalim ile mazlumu ayırmayı esas almaktadır.
Bu bağlamda, 2015 yılından bu yana süregelen çatışmalarda Yemen'deki Ensarullah hareketinin mevcut durumda 'mazlum' konumunda olduğu değerlendirilmekte ve Yemen halkının yaşadığı zorluklar, Türkiye'nin dış politika duruşu açısından önem taşımaktadır.