İşgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa, 24 Temmuz 2026 tarihinde 4200'den fazla İsrailli tarafından geniş çaplı bir baskına sahne oldu. Bu saldırı, İsrail polisinin koruması altında gerçekleşirken, Müslümanların ibadetleri engellendi ve fanatik gruplar dini ritüeller gerçekleştirdi.
İşgal altındaki Doğu Kudüs, 24 Temmuz 2026 tarihinde Müslümanların kutsal mekanı Mescid-i Aksa'da endişe verici bir olaya tanıklık etti. Filistin topraklarını gasbeden 4 bin 200'den fazla İsrailli, İsrail polisinin koruması altında Mescid-i Aksa'ya geniş katılımlı bir baskın düzenledi. Gazze'de yaşanan soykırım ve Batı Şeria'nın ilhakı gölgesinde gerçekleşen bu saldırı, bu yıl Aksa'ya yönelik yapılan en büyük katılımlı baskın olarak kayıtlara geçti.
Baskına katılanlar arasında fanatik bakan Itamar Ben-Gvir ile Netanyahu'nun partisinden vekiller de yer aldı. Ben-Gvir'in bir Filistinli esnafa yönelik, 'Ben buranın ev sahibiyim, seni buradan atacağım' sözleri gerilimi tırmandırdı. Filistinli esnaf ise bu tehdide, 'Ben burada tek başımayım, sen ise onlarca korumayla geziyorsun. Çünkü buranın senin olmadığını biliyorsun' diyerek tepki gösterdi.
Müslümanlara İbadet Engeli ve Şiddet
İsrail polisinin Mescid-i Aksa'nın kapılarında ve Eski Şehir çevresinde aldığı sıkı önlemler dikkat çekti. Polis, Müslümanların ibadet etmek amacıyla Aksa'ya girişini engelledi. Sabah namazında çok az sayıda Müslümanın Aksa'ya girebildiği belirtilirken, İsrail polisinin bazı Müslümanları darbettiği bilgisi de aktarıldı.
Baskın sırasında fanatik İsrailliler, Mescid-i Aksa'nın avlusunda dini ritüeller gerçekleştirdi. Aşırılık yanlısı grupların camiye de baskın düzenlediği kaydedildi. Bu eylemler, bölgedeki hassas dengeleri daha da gerdi ve uluslararası camiada tepkilere yol açtı.