Nepal'de Sel Felaketi Can Kaybını 1114'e Yükseltti: 4 Bin Kişi Kayıp
Nepal'in Çin sınırına yakın bölgelerini vuran sel felaketinde hayatını kaybedenlerin sayısı 1114'e yükselirken, yaklaşık 4000 kişi için arama kurtarma çalışmaları devam ediyor.
Nepal'de yaşanan yıkıcı sel felaketinin ardından, bilim insanları buzul gölü taşkınları riskine dikkat çekerek Güney Amerika'daki And Dağları'nı mercek altına aldı. Dünya genelinde yaklaşık 15 milyon kişi bu tür ani sellerin tehdidi altında bulunuyor.

Nepal'de yaşanan yıkıcı sel felaketinin ardından, benzer bir tehlikenin yaşanabileceği bölgeler yeniden gündeme geldi. Bilim insanlarının çalışmalarına göre dünya genelinde yaklaşık 15 milyon kişi, buzul gölü taşkınları sonucu meydana gelebilecek ani sellerin tehdidi altında bulunuyor. Riskli bölgelerden biri olarak Güney Amerika'daki And Dağları öne çıkıyor.
And Dağları'nda, özellikle Arjantin'deki Güney Patagonya ve Tierra del Fuego bölgeleri yakından takip ediliyor. Bölgede buzulların geri çekilmesiyle oluşan göllerin büyümesi, suyu tutan doğal setlerin zayıflaması ve dağ yamaçlarında meydana gelebilecek heyelanlar, ani taşkın riskini artırıyor. Böyle bir durumda göllerde biriken büyük miktardaki su, kısa süre içerisinde vadilere doğru ilerleyerek yerleşim alanlarını ve altyapıyı tehdit edebiliyor.
Güney Patagonya Buz Alanı ile Argentino ve Viedma göllerinin çevresi riskli noktalar arasında gösteriliyor. El Calafate ve El Chaltén çevresindeki buzullar da takip edilirken, Tierra del Fuego'daki Martial, Vinciguerra ve Alvear buzullarında geri çekilme belirtileri görülüyor. Araştırmacılar, değişimin yalnızca buzullarla sınırlı olmadığını, erime sonucu ortaya çıkan yeni göllerin de düzenli olarak izlenmesi gerektiğini belirtiyor.
Bilim insanlarının üzerinde durduğu noktalardan biri de El Chaltén yakınlarındaki Cerro Solo. Buradaki dağ yamacında meydana gelebilecek büyük bir heyelanın çevredeki buzul göllerini etkileyebileceği belirtiliyor. Büyük miktarda kaya ve toprağın göle düşmesi halinde su seviyesinin aniden yükselerek gölün bir taşkına dönüşebileceğinden endişe ediliyor.
Bu nedenle bölgenin sürekli izlenmesi ve olası tehlikelerin önceden belirlenebilmesi için erken uyarı sistemlerinin kurulması öneriliyor. Uydu görüntüleri ve saha ölçümleriyle buzulların geri çekilmesi, göllerdeki değişimler ve dağ yamaçlarındaki hareketlilik takip edilerek riskli noktaların önceden belirlenmesi amaçlanıyor.
Uzmanlar, yükselen sıcaklıklarla birlikte buzulların geri çekilmesinin yanı sıra dağlardaki donmuş zeminin çözülmesinin de yamaçların dengesini bozabileceğine dikkat çekiyor. Buzullar küçüldükçe geride daha fazla erime suyu kalması ve bazı göllerin büyümesi, yüksek dağlık bölgelerdeki tehlikenin boyutunu değiştirebiliyor.
Bu nedenle yalnızca buzullar değil, çevrelerindeki göller, doğal setler ve dağ yamaçları da olası ani seller açısından yakından takip ediliyor. Nepal'de yaşanan büyük yıkımın ardından And Dağları'ndaki riskli bölgelerin izlenmesi ve olası bir felakete karşı önceden hazırlık yapılması daha da önem kazanmış durumda.
Nepal'in Çin sınırına yakın bölgelerini vuran sel felaketinde hayatını kaybedenlerin sayısı 1114'e yükselirken, yaklaşık 4000 kişi için arama kurtarma çalışmaları devam ediyor.
İsrail Polisi Komiseri Daniel Levi, kapalı bir görüşmede yaptığı açıklamada, Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik saldırıların ülkenin uluslararası imajına ciddi zarar verdiğini belirtti. Levi, dünyanın İsrail'i 'haydut ve cani devlet' olarak gördüğünü ve ABD'nin de bu durumdan bıktığını ifade etti.
İsrailli bir yetkili, ülkesinin uluslararası alanda 'haydut ve cani devlet' olarak algılandığını ve bu durumdan Amerikalıların da rahatsız olduğunu dile getirdi.