AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Özgür Özel'in valiler ve kaymakamlar gibi devlet görevlilerini hedef alan "gün gelecek, hesap verecekler" söylemine sert tepki gösterdi. Çelik, bu tutumun siyasi sorumluluk ve demokrasi kültürüyle bağdaşmadığını belirtti.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, muhalefet lideri Özgür Özel'in devletin valilerini, kaymakamlarını ve idari kadrolarını hedef alan "gün gelecek, hesap verecekler" şeklindeki söylemlerine sert tepki gösterdi. Çelik, bu ifadelerin devlet organlarını siyasi hesaplaşmaların odağı haline getirmek anlamına geldiğini vurguladı.
Çelik, söz konusu tutumun ne siyasi sorumlulukla ne de demokrasi kültürüyle örtüştüğünü belirtti. Hesap verilmesi gereken kişilerin, kendi yönetimleri altında yolsuzluklara, ahlaksızlıklara ve çeşitli skandallara karışanlar olması gerektiğini ifade etti.
Devlet Görevlilerine Yönelik Tehdit Dili Kabul Edilemez
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, siyasi başarısızlıkların ve parti içi krizlerin devlet organlarına saldırılarak örtülemeyeceğini net bir dille ifade etti. Çelik, İstanbul Valisi'nin deneyimli ve dirayetli bir yönetici olduğunu hatırlatarak, hedef gösterilen diğer yöneticilerin de görevlerini hukuk düzeni içinde yerine getirdiğini kaydetti.
Çelik, tüm bu kamu görevlilerinin partilerin değil, milletin ve devletin hizmetinde olduğunu vurguladı. Tehdit dilini siyaset tarzı haline getirenlerin Cumhuriyet tarihi boyunca en zehirli uygulamalara imza atan bir geçmişe sahip olduğunu belirten Çelik, bu zihniyete asla geçit vermeyeceklerinin altını çizdi.
Hukukun Üstünlüğü ve Milli İrade Vurgusu
Ömer Çelik, AK Parti'nin hukukun üstünlüğünü ve milli iradeyi her zaman her şeyin üstünde tutmaya devam edeceğini vurguladı. Siyaset adabına davet edilen kişinin, kendi yönetimi altında siyasi faciaları gerçekleştirenlere "hesap verecekler" demesi gerektiğini belirtti.
Bu yaklaşımın, siyasi başarısızlıkların ve krizlerin devlet organlarına ve yargı süreçlerine saldırılarak örtülmesinin önüne geçeceğini ifade etti. Çelik, kamu görevlilerine parmak sallayarak tehdit savuran bu zihniyetin, Cumhuriyet tarihinin en tehlikeli uygulamalarına imza attığını bir kez daha dile getirdi. Milletin, tehdit dili ile devlete hizmet eden anlayış arasındaki farkı iyi bildiğini sözlerine ekledi.