CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, partisinden AKP'ye geçen meclis üyeleri ve belediye başkanları hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Çelik, bu isimlerin kendi yönetimleri tarafından değil, önceki yönetimler döneminden partide olan kişiler olduğunu vurguladı ve yargı baskısına dikkat çekti.
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, partisinden AKP'ye geçen meclis üyeleri ve belediye başkanlarına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Çelik, bu isimlerin mevcut yönetim tarafından partiye getirilmediğini, önceki dönemlerden kalan ve partide uzun süredir yer alan kişiler olduğunu belirterek, 'Biz bunları uzaydan bulmadık' ifadesini kullandı. Açıklamalarında yargı, İstanbul Valiliği ve ekonomik güçle rekabet ettiklerini vurguladı.
Transferlerin Geçmişi ve Parti İçi Durum
Vatandaşlardan gelen 'giden meclis üyelerini kim yazdı?' sorusuna yanıt veren Çelik, Ataşehir'de transfer olan 6 kişiden 5'inin bir önceki dönemin meclis üyesi olduğunu, yani kendilerinden önceki yönetimin güvendiği isimler olduğunu belirtti. Eyüpsultan Belediyesi özelinde de benzer durumların yaşandığını, bazı isimlerin ön seçimden çıktığını, bazılarının ise yine önceki dönemden göreve geldiğini ifade etti. AKP'ye geçen belediye başkanlarının da Kemal Kılıçdaroğlu döneminden, uzun süredir partide bulunan ve önceki yönetim tarafından güvenilen kişiler olduğunu vurguladı.
Üsküdar Seçimlerindeki Tartışmalı Süreç
Çelik, Üsküdar'da yaşananları Türkiye demokrasi tarihine kara bir leke olarak niteledi. Üsküdar seçimini AK Parti'nin değil, Kartal Adliyesi'ndeki savcılar ve İstanbul Valisi Davut Gül'ün kazandığını iddia etti. Süreci detaylandıran Çelik, 5 Ağustos'ta Sinem Dedetaş'ın tutuklandığını ve Sibel Tan Çetinkaya'nın belediye başkanı seçilmesinin ardından yargı eliyle seçimin hukuksuz bir biçimde iptal edildiğini aktardı. Seçim iptalinden birinci başkanvekili seçimine kadar geçen süreçte meclis üyelerinin yargı baskısı altına alındığını, 2 meclis üyesinin, ardından da toplamda 4 üyenin tutuklandığını belirtti.
Meclis Üyeleri Üzerindeki Baskı ve İddialar
Özgür Çelik, baskıya maruz kalan meclis üyelerinin durumlarını tek tek açıkladı. Ahmet Başbaydar'ın, oğlunun terör örgütünden aldığı ceza nedeniyle İngiltere'den Türkiye'ye getirilme sözü karşılığında AK Parti'ye oy verdiğini belirtti. Hüseyin Kazan'ın oğlunun, oy vermesi koşuluyla cezaevinden tahliye edildiği iddialarını dile getirdi. Ayhan Aydın'ın ise rozet taktıktan sonra ağlayarak, savcının kendisini tutuklamakla tehdit ettiğini, engelli eşi ve oğluna bakacak kimse kalmayacağı endişesiyle teslim olduğunu söylediğini aktardı. Tahsin Usta hakkında ise 500 bin dolar ve makam teklifi iddialarının olduğunu, hatta kardeşinin Afrika'dan gelerek kendisini bu işi yapmaması konusunda uyardığını ifade etti. Bu dört ismin 4 gün boyunca şehir dışında bir kampta tutulduğunu, olaylara savcıların, valinin ve devlet polislerinin de dahil olduğunu belirtti. Ayrıca Onur Bayav'ın patronunun savcılığa çağrılıp tehdit edildiği bilgisinin meclis üyeleri arasında konuşulduğunu ekledi. Çelik, İstanbul Valisi Davut Gül'ün valilik binasını bariyerlerle abluka altına aldığını, gazetecilerin belediyeye alınmadığını ve seçimi erken saate alarak AKP'ye avantaj sağlamaya çalıştığını da sözlerine ekledi.