Özgür Çelik, Üsküdar yerel seçimleri sonrası yaşananlara dair çarpıcı iddialarda bulundu. AK Parti'ye geçen meclis üyelerinin yargı baskısı ve çeşitli vaatlerle taraf değiştirdiği öne sürülürken, bir üyenin ifadeye çağrıldığı belirtildi.
Özgür Çelik, Üsküdar'daki yerel seçimlerin ardından yaşananlara dair çarpıcı iddialarda bulundu. Çelik'in açıklamalarına göre, AK Parti'ye geçen Üsküdar Belediye Meclis Üyelerinden bazılarının yargı baskısı ve çeşitli vaatlerle taraf değiştirdiği öne sürüldü. Bu iddiaların odağındaki isimlerden birinin ifadeye çağrıldığı belirtiliyor. Çelik, süreci "demokrasi tarihine kara bir leke" olarak nitelendirdi ve seçim sonuçlarının yargı eliyle manipüle edildiğini savundu.
Yargı Baskısı ve Vaat İddiaları
Çelik'in açıklamalarına göre, Üsküdar'da meclis üyeleri üzerinde ciddi bir yargı baskısı oluştu. İlk seçimde Sinem Dedetaş'ın başkan seçildiği ancak bu seçimin yargı eliyle iptal edildiği belirtildi. Sonrasında ise meclis üyelerinin hedef alındığı iddia edildi. Bu kapsamda, Ahmet Başbaydar adlı meclis üyesinin, oğlunun terör örgütünden aldığı ceza nedeniyle Türkiye'ye dönme vaadiyle AK Parti'ye oy vermeye ikna edildiği öne sürüldü. Başbaydar'ın "oğlumu geri getirme sözü verdiler" dediği aktarıldı. Bir diğer isim Hüseyin Kazan'ın ise oğlunun ilk seçimden kısa süre önce cezaevinden, oy vermesi koşuluyla tahliye edildiği iddialar arasında yer aldı.
İddiaların en dikkat çekici detaylarından biri Ayhan Aydın ile ilgili. Çelik, Aydın'ın rozet taktıktan sonra gözyaşları içinde, bir savcının kendisini tutuklamayla tehdit ettiğini söylediğini aktardı. Aydın'ın, engelli çocuğu ve eşi olduğunu belirterek, tutuklanması halinde onlara bakacak kimsenin kalmayacağı endişesiyle "teslim olduğunu" ifade ettiği belirtildi. Çelik, bu durumu "insanlık onurunu ayaklar altına almak" olarak değerlendirdi.
Vali Gül ve Şüpheli Uygulamalar
Özgür Çelik, İstanbul Valisi Davut Gül'ün de Üsküdar seçim sürecine müdahil olduğunu ileri sürdü. Gül'ün seçim saatini erkene çekerek AK Parti'ye avantaj sağlamaya çalıştığı iddia edildi. Ayrıca, valiliğin binayı 360 derecelik bariyerlerle abluka altına aldığı ve gazetecilerin belediyeye alınmadığı belirtildi. Vali Gül'ün "Grubu olmayan partiler binadan içeriye giremez" şeklinde bir yazı yayınlayarak bazı grupların girişini engellediği de Çelik'in iddiaları arasında yer aldı. Bu süreçte Tahsin Usta'nın 500 bin dolar ve makam teklifiyle teslim olduğu, Onur Bayav'ın patronunun ise savcılığa çağrılarak tehdit edildiği konuşulduğu aktarıldı.
Demokrasiye Gölge Düşüren Süreç
Çelik, bu olayların "devletin polisleri, savcılar ve vali" eliyle gerçekleştirildiğini, meclis üyelerinin 4 gün boyunca şehir dışında kampta tutulduğunu iddia etti. Bu tür baskı ve vaatlerle halkın iradesinin gasp edilmeye çalışıldığını vurgulayan Çelik, yaşananların Türkiye demokrasi tarihi açısından ciddi bir endişe kaynağı olduğunu belirtti. Üsküdar'daki seçim sürecine ilişkin bu iddialar, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı ve yargının bağımsızlığı ile seçimlerin şeffaflığı konularında soru işaretleri yarattı.