Ermenistan'da Başbakan Nikol Paşinyan ve hükümeti, yeni Ulusal Meclis'in ilk oturumuyla birlikte anayasal zorunluluk gereği istifa etti. Bu biçimsel adımın ardından Paşinyan, yeniden başbakanlık görevine getirildi.
Ermenistan'da siyasi sahne, Başbakan Nikol Paşinyan liderliğindeki hükümetin istifasıyla hareketlendi. Bu istifa, ülkenin anayasal prosedürlerinden kaynaklanan biçimsel bir nitelik taşıyor ve yeni Ulusal Meclis'in göreve başlamasıyla gerçekleşti. Paşinyan, anayasal sürecin tamamlanmasının ardından yeniden başbakan olarak atandı.
Anayasal Süreç ve Gerekçeler
Ermenistan Anayasası'na göre, yeni seçilen Ulusal Meclis'in ilk birleşim gününde mevcut hükümetin parlamentoya karşı yetkilerini devrederek istifasını sunması gerekiyor. Bu yasal zorunluluk, hükümetin yeniden yapılandırılması sürecinin bir parçası olarak kabul ediliyor. Mevcut hükümet üyeleri, yeni kabine oluşturulana kadar görevlerine devam edecekler.
Başbakan Paşinyan, hükümetin istifasına ilişkin dilekçeyi imzalayarak Ermenistan Cumhurbaşkanı Vahagn Haçaturyan'a gönderdiğini açıkladı. Anayasa uyarınca cumhurbaşkanı, yeni seçilen Ulusal Meclis'in görev süresinin başlamasının ardından parlamento çoğunluğunun gösterdiği adayı vakit kaybetmeksizin başbakan olarak atıyor.
Seçim Sonuçları ve Siyasi Tablo
Ermenistan'da Ulusal Meclis seçimleri 7 Haziran tarihinde yapılmıştı. Seçim sonuçlarına göre, Nikol Paşinyan'ın liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi yüzde 49,74 oy alarak 64 sandalye kazandı. Bu sonuç, partinin parlamentoda çoğunluğu sağlamasına olanak tanıdı.
Seçimlerde Güçlü Ermenistan Partisi yüzde 23,27 oy oranıyla 29 sandalye elde ederken, Ermenistan İttifakı ise yüzde 9,92 oy oranında kalarak 12 sandalye kazandı. Seçime katılan diğer birkaç muhalefet partisi ise seçim barajını aşamadı. Parlamentoda çoğunluğu sağlayan Sivil Sözleşme Partisi, bu sayede tek başına yeni hükümeti kurma hakkını elde etti.
Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından muhalefet kanadı, oy verme sürecinde çok sayıda usulsüzlük yapıldığını, idari kaynakların kullanıldığını ve adaylar üzerinde baskı oluşturulduğunu öne sürmüştü.