İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkesinin F-35 savaş uçakları üzerindeki hava üstünlüğünü koruma doktrinini bir kez daha dile getirdi. Netanyahu, Türkiye'nin F-35 programına geri dönüşüne karşı çıkarak bölgesel güvenlik endişelerini vurguladı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkesinin hava üstünlüğünü korumanın ulusal güvenlik doktrinlerinin temel taşı olduğunu vurgulayarak, F-35 savaş uçakları konusundaki hassasiyetlerini dile getirdi. Bu açıklama, ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'nin F-35 programına olası dönüşüne dair sinyallerin ardından geldi ve bölgesel dengelerdeki değişimlere dikkat çekti.
Netanyahu, Orta Doğu'daki jeopolitik dengelerin hızla değiştiğini belirterek, "Savaş henüz bitmedi. Eski zorlukların yanı sıra yenileri de ortaya çıkmaya devam ediyor. Eski eksenler çöküyor ve yenileri doğuyor. Her senaryoya hazırlıklıyız. Her zaman düşmanlarımızdan daha güçlü kalmamız gerektiğini biliyoruz" ifadelerini kullandı.
Lübnan ve İran Ekseni: Bölgesel Gerilimler
İsrail'in Lübnan'ın güneyinde sürdürdüğü işgale de değinen Netanyahu, "Gerektiği sürece Lübnan'ın güneyindeki güvenlik bölgesinde kalmaya devam edeceğiz" dedi. İsrail helikopterlerinin Lübnan'ın güneyine saldırılar başlatmasından bu yana 3 bin 500 İsrail askerinin tahliye edildiğini sözlerine ekledi.
İran'a karşı ABD ile 28 Şubat'ta giriştikleri savaşla İran yönetimine ciddi darbeler indirdiklerini ileri süren Netanyahu, "Politikamız net. Bir anlaşma olsun ya da olmasın, İran'ın nükleer silaha sahip olmasına izin verilmeyecektir" ifadeleriyle ülkesinin nükleer program konusundaki kararlılığını vurguladı.
F-35 Programına Türkiye'nin Dönüşüne İsrail Muhalefeti
ABD Başkanı Trump'tan Türkiye'nin F-35 programına yeniden dönebileceğine yönelik sinyaller gelmesinin hemen ardından, başta Netanyahu olmak üzere İsrailli siyasilerin buna karşı çıktığı biliniyor. İsrail, bu uçakların bölgesel güç dengesi üzerindeki etkisini yakından takip ediyor.
Netanyahu, Ankara'daki NATO zirvesi öncesinde ve sırasında ABD medyasına röportajlar vererek Türkiye'nin F-35'lere erişimine izin verilmemesi çağrısında bulunmuştu. Bu durum, İsrail'in kendi hava üstünlüğünü koruma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.