Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul'da bir araya gelen sekiz dışişleri bakanı, Filistin meselesinden Rusya-Ukrayna savaşına kadar bölgesel ve küresel krizleri ele alıyor. Zirve, R4+E3 formatında ilk kez gerçekleşiyor.
Sekiz ülkenin dışişleri bakanları, Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul'da bir araya gelerek bölgesel ve küresel krizleri ele alacak kritik bir zirveye başladı. Bu önemli buluşma, Türkiye'nin inisiyatifiyle R4+E3 formatında ilk kez gerçekleştiriliyor ve katılımcı ülkeler arasında işbirliği ve koordinasyon imkanlarının geliştirilmesi hedefleniyor.
Toplantılarda, Filistin meselesi, Hürmüz'deki durum, Yemen'le bağlantılı gelişmeler ve Rusya-Ukrayna savaşına çözüm arayışları başta olmak üzere, bölgeyi derinden etkileyen konular masaya yatırılıyor.
Bölgesel Güvenlik ve Filistin Meselesi Odak Noktası
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın toplantılardaki hitaplarında, bölgesel güvenliğin en başta bölge ülkelerinin sorumluluk üstlenmesini gerektirdiğini ve Türkiye'nin bu anlayış doğrultusunda bölgesel sahiplenmeyi esas alan işbirliği mekanizmalarının güçlendirilmesine öncelik verdiğini vurgulaması bekleniyor.
Mevcut ihtilafların birbirini beslemesine, çatışmaların yeni alanlara yayılmasına ve bölgesel gerilimlerin daha geniş çaplı istikrarsızlığa dönüşmesine izin verilmemesi gerektiği belirtilecek. Fidan, İsrail'in Filistin'de devam eden işgalinin, uluslararası toplumun barış çabalarını sekteye uğratan uzlaşmaz tutumunun ve tüm bölgeye yayılan saldırganlığının Orta Doğu'daki gerilimlerin temel nedeni olduğunun altını çizecek.
Bakan Fidan'ın, tüm devletlerin Kudüs'ün tarihi ve hukuki statüsünü zedeleyebilecek ve iki devletli çözüm çabalarına zarar verebilecek eylemlerden kaçınmasının önemini belirtmesi, İsrail'in yasa dışı yerleşimleri genişletme yönünde adımlar atması ve yasa dışı yerleşimci terörünü teşvik etmesi karşısında uluslararası toplumun kararlı bir tutum sergilemesinin ve İsrail üzerindeki baskısını artırmasının ehemmiyetine dikkat çekmesi bekleniyor.
Hürmüz, Yemen ve ABD-İran İlişkileri
ABD ile İran arasındaki ihtilafın ancak diplomasi ve diyalog yoluyla çözülebileceğini, askeri yöntemlerin kalıcı bir çözüm sunmadığı gibi bölgedeki kırılganlıkları tetiklediğini ve daha geniş çaplı bir çatışma riskini de beraberinde getirdiğini Bakan Fidan'ın kaydetmesi öngörülüyor. Hürmüz ve Babulmendeb boğazlarında seyrüsefer serbestisinin kalıcı olarak tesis edilmesinin bölgesel ve küresel istikrar için hayati önemde olduğu vurgulanacak.
Fidan'ın, Husilerin Suudi Arabistan'da sivilleri ve sivil altyapıyı hedef alan saldırıları karşısında Türkiye'nin Suudi Arabistan'ın güvenliğinin muhafazasına yönelik desteğini teyit ederek Mekke Savunma İttifakı'nın ortaya koyduğu dayanışma ve ortak güvenlik anlayışının önemine işaret etmesi bekleniyor.
Rusya-Ukrayna Savaşı ve Suriye'de İstikrar
Zirvede, Rusya-Ukrayna savaşına yönelik çözüm arayışları da gündemin önemli maddeleri arasında yer alıyor. Bölgesel istikrara yönelik tehditlerin bertaraf edilmesi için diplomatik çabaların yoğunlaştırılması gerektiği vurgulanacak.
Suriye'de istikrar ve refahın güçlendirilmesi doğrultusunda R4 ve E3 ülkelerinin kıymetli katkılar sunduğu da toplantılarda dile getirilecek konular arasında bulunuyor.