Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Rusya lideri Vladimir Putin'i Pekin'de görkemli bir törenle ağırladı. Yaklaşık 24 saat süren ziyarette küresel stratejik koordinasyonun güçlendirilmesi ve bölgesel çatışmalar masaya yatırıldı.
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i Pekin'deki Büyük Halk Salonu'nda düzenlenen görkemli bir törenle kırmızı halıyla karşıladı. Bu özel karşılama, ziyaretin uluslararası kamuoyundaki yankısını artırdı ve iki ülke arasındaki stratejik yakınlaşmanın bir göstergesi oldu.
Küresel Dengeler ve Stratejik Koordinasyon
Görüşme sırasında Şi Cinping, uluslararası sistemdeki "tek taraflı hegemonik akımların kontrolden çıktığını" belirterek dolaylı yoldan ABD'yi hedef aldı. Çin lideri, Rusya ile "kapsamlı stratejik koordinasyonun" güçlendirilmesinin önemini vurguladı. Bu ziyaret, ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin temaslarından yalnızca günler sonra gerçekleşmesiyle uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Pekin'deki törende iki lider askeri bando eşliğinde selam dururken, Çin ve Rusya bayrakları meydanda dalgalandı. Çocukların ellerinde çiçek ve bayraklarla liderleri karşıladığı anlar da kameralara yansıdı. Bu ziyaret, Putin'in Rusya lideri olarak Çin'e yaptığı 25'inci resmi ziyaret oldu.
Masadaki Kritik Konular
Yaklaşık 24 saat süren ziyaret kapsamında Putin ile Şi'nin, İran-İsrail savaşı, Ukrayna'daki çatışmalar ve enerji güvenliği gibi başlıkları ele aldığı belirtildi. Şi Cinping, İran'daki savaşın bir an önce sona ermesi gerektiğini ifade ederek, çatışmaların enerji tedariki ve küresel ticaret üzerinde baskı oluşturduğunu dile getirdi.
Artan Bağımlılık ve Gelecek Projeksiyonları
Son yıllarda ticaret, enerji ve güvenlik alanlarında ilişkilerini derinleştiren iki ülke, 2001 yılında imzalanan "İyi Komşuluk ve Dostane İşbirliği Anlaşması"nın 25’inci yılını da kutluyor.
Uzmanlar, Ukrayna savaşı sonrası Batı yaptırımları nedeniyle Rusya'nın ekonomik açıdan giderek Çin'e daha bağımlı hale geldiğini değerlendiriyor. Özellikle Orta Doğu'daki gerilim nedeniyle enerji piyasalarında yaşanan sıkışmanın, Pekin’in Moskova ile enerji iş birliğini daha da artırabileceği belirtiliyor.