Dolar48,25 ₺ Euro55,96 ₺ Gram Altın6.909 ₺ BIST 10014.642 Son güncelleme: 22:43
Nova Bülten
29 Ağustos 2026 Canlı takip
Son Dakika
← Ana sayfa Savaş

Siber saldırı korkusuyla eski teknolojilere dönüş hız kazanıyor

Siber saldırı tehditlerinin artması, kurumları ve bireyleri güvenlik arayışında eski teknolojilere yönlendiriyor. Uzmanlar, bu 'eskime yoluyla güvenlik' yaklaşımının beklenmedik avantajlar sunduğunu belirtiyor.

29 Ağustos 2026 21:11 2 dk okuma
Siber saldırı korkusuyla eski teknolojilere dönüş hız kazanıyor

Siber saldırı tehditlerinin artmasıyla birlikte, kurumlar ve bireyler güvenlik arayışında eski teknolojilere yöneliyor. Bu beklenmedik eğilim, "eskime yoluyla güvenlik" olarak adlandırılan ilkeyi ortaya koyuyor. Örneğin, İrlanda Havacılık Kurumu, modern uydu tabanlı küresel konumlandırma sisteminin (GPS) sinyal karıştırmaya karşı aşırı savunmasız olduğunu tespit ettikten sonra, yer tabanlı radyo seyrüsefer işaretlerini kullanmaya devam etme kararı aldı.

Siber suçluları, bilgisayar korsanlarını ve düşman saldırganları alt etmenin sessiz bir yolu olarak görülen "eskilik yoluyla güvenlik", California Üniversitesi'nden Profesör Matt Bishop tarafından da test edildi. Bu yaklaşım, eski sistemlerin güncel saldırı vektörlerine karşı daha az ilgi çekici olması prensibine dayanıyor.

Siber Tuzaklar ve Güvenli Eskilik

Profesör Bishop, 1990'larda siber güvenlik araştırmalarında yaygın olarak kullanılan "honeypot" (bal küpü) yöntemini uyguladı. İnternete bağlı bir sistem kuran Bishop ve ekibi, sızmaya çalışan bilgisayar korsanlarını ve botları yakalamak amacıyla sistemi bilerek erişime açık bıraktı. Bu kontrollü tuzak, saldırganların davranışlarını gözlemlemek için tasarlandı.

Ekip, "honeypot" için piyasaya sürüldüğünden bu yana defalarca güncellenmiş eski bir yazılım sürümünü seçti. Sonuç olarak, hiçbir bilgisayar korsanı bu sistemi hedef almadı. Bishop, o günleri "Sistemi yeni sürüme yükselttiğimizde, tam da istediğimiz türden saldırılarla karşılaştık" sözleriyle hatırlatarak, eski versiyonun saldırılardan nasıl kaçındığını vurguladı.

Bireysel Seçimler ve Risk Algısı

Eski teknolojide ısrar ederek kötü niyetli faaliyetlerden kaçınma imkanı, bireysel kullanımlarda da kendini gösteriyor. Güvenlik uzmanı Hyppönen, akıllı telefon kullanmayı reddeden arkadaşları olduğunu belirtiyor. Hatta Hyppönen'in tanıdığı bir kişi, ilk kez 25 yıl önce piyasaya sürülen, basit ve "akılsız" bir cep telefonu olan Nokia 9210 kullanıyor.

Bilgisayar korsanları, modern bir Android veya iOS cihazını hedef alabilecekleri şekilde Nokia 9210'u hedefleyemiyor. Telefonun işletim sistemi Symbian'ın bilinen bazı eski güvenlik açıkları bulunsa da, Hyppönen "artık kimsenin bunları hedef almıyor oluşunun" altını çiziyor. Benzer şekilde, bu eski Nokia modeli telefon görüşmelerini dinlemeye yönelik yöntemler karşısında daha fazla risk taşıyabilirken, bu tür bir çabanın maliyeti ve getirisi hackerlar için cazip olmaktan çıkıyor.

Yeni Teknolojilerin Güvenlik Paradoksu

Teknoloji ilerledikçe uzmanlar, en yeni sistemlerin eskilerine kıyasla gerçekten daha riskli olup olmadığını sıkça sorgular hale geldi. Profesör Bishop, 1990'ların sonlarında kaleme aldığı bir konuşmada, bilgisayarların "hala kullandığımız ve hızla yerini yenilerine bırakan kağıt tabanlı sistemlerden çok daha az güvenli" olduğunu savunmuştu. Bu durum, teknolojik gelişimin her zaman daha yüksek güvenlik anlamına gelmediği paradoksunu ortaya koyuyor.

Özellikle elektronik oylama sistemleri gibi kritik alanlarda, kağıt tabanlı yöntemlerin siber saldırılara karşı daha dirençli olabileceği düşünülüyor. Siber tehditlerin karmaşıklığı arttıkça, geçmişin basit ve fiziksel çözümlerine dönüş, geleceğin güvenlik stratejilerinde önemli bir yer edinmeye başlıyor.

siber güvenlikeski teknolojisiber saldırıteknoloji trendleriveri güvenliğihoneypot

Göz at