Yerel seçimlerin ardından Türkiye siyaseti hareketli günler geçiriyor. Büyükşehirlerdeki muhalefet zaferi sonrası yaşanan görevden almalar ve parti içi müdahaleler, erken seçim tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.
Türkiye siyaseti, yerel seçimlerin ardından yaşanan gelişmelerle birlikte yeni bir dönemece girdi. Ülke gündemine oturan tartışmalar, 2027 ya da 2028 yıllarında erken seçimin yapılacağına dair görüşlerin yoğunlaşmasına neden oldu. Yerel seçimlerde muhalefet partileri, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Mersin, Balıkesir ve Aydın gibi büyükşehirlerin hemen hepsini kazanarak önemli bir başarı elde etmişti.
Bu sonuçlar, Türkiye nüfusunun yüzde 60'ının yaşadığı ve Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın (GSYH) yüzde 80'ini üreten bir alanın ana muhalefet partisinin eline geçmesi anlamına geliyordu. Ancak siyasal iktidar, bu seçim sonuçlarını içine sindiremediği yönündeki iddialar peşi sıra yaşanan olaylarla güçlendi.
Yerel Yönetimlere Yönelik Müdahaleler ve Transferler
Mart 2025'ten itibaren başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) olmak üzere 15 ilçe belediye başkanı görevden uzaklaştırıldı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 500 günü aşkın süredir Silivri'de tutuklu bulunuyor. Bu süreçte, Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) seçilen 31 belediye başkanının Adalet ve Kalkınma Partisi'ne (AKP) transfer olduğu belirtildi. Bu transferler arasında Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal ve Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı'nın da yer aldığı iddia edildi.
Son olarak Üsküdar'da, AKP'li belediye başkanı Hilmi Türkmen'i 23 bin 791 oy farkla geride bırakarak seçimi kazanan Sinem Dedetaş cezaevine kondu. Muhalefet partisi üyesi olan belediye meclis üyelerinin tutuklanması ve ardından yaşanan transferler sonucunda Üsküdar Belediyesi'nin de AKP'ye devredildiği ifade edildi.
Parti İçi Dinamiklere Yargı Müdahalesi
Bu gelişmelerin yanı sıra, siyasal partilerin ilçe ve il kongre seçimleri ile genel kongrelerine (kurultaylarına) yönelik müdahaleler de dikkat çekti. Normalde yargıların başkanlığındaki seçim kurullarının yetkisinde olan bu süreçlere, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin müdahale ettiği belirtildi. Mahkeme, CHP kurultayına 'tedbirli mutlak butlan' kararı alarak müdahalede bulundu.
CHP'nin 38. olağan kurultayında Kemal Kılıçdaroğlu'nu açık farkla yenip genel başkan seçilen, ardından yapılan olağanüstü ve olağan kurultaylarda delegelerin hemen tamamının oyunu alarak genel başkanlığını kesinleştiren Özgür Özel, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi tarafından görevinden uzaklaştırıldı. Ardından 'mutlak butlanla' göreve atananlar tarafından CHP Genel Merkezi'ne sert bir tavırla el konulmasının 'YENİ Parti'nin doğuşunu yarattığı' belirtildi. Tüm bu gelişmelerin muhalefet cephesinde tartışma ve bölünmelere neden olduğu gözlemlendi.
Gelecek Seçimler ve Siyasi Beklentiler
Siyasi yorumcular, yaşanan tüm bu gelişmelerin gelecek genel seçimler üzerinde önemli etkileri olacağını belirtiyor. Erdoğan Güneysu'nun 'önümüzdeki seçimleri başarıyla atlatacağımıza inancım tamdır' şeklindeki konuşması, tüm bu gelişmelere işaret ediyor olarak yorumlandı. AKP'nin siyasal görüşlerini benimseyen yazarlar ise, bu nedenlerle Erdoğan'ın siyasi tarihinin en rahat seçimlerinden birine hazırlandığını ileri sürüyorlar. Bu durum, seçimlerin yapılacağı varsayımı üzerine kurulu görüşmelerin devam ettiğini gösteriyor.