İngiliz ve Danimarkalı gazetecilerin ortaya çıkardığı bilgilere göre, Rusya, Ural Dağları'nda bulunan 'Ölü El' nükleer misilleme sistemini yeniden aktif hale getiriyor. Bu gelişme, Soğuk Savaş dönemine ait endişeleri yeniden gündeme getiriyor.
Küresel ilişkilerde esen soğuk rüzgarların ortasında, Rusya'nın nükleer kapasitesine dair dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Ural Dağları'nın eteklerindeki nükleer silah tesislerinin, 'Ölü El' nükleer misilleme sistemi kapsamına dahil edildiği ortaya çıktı.
Başkent Moskova'nın 2 bin kilometre doğusunda, Kitlim adlı bir köy yakınlarında bulunan bu komuta merkezi, Rusya'nın liderlerini hedef alacak sürpriz bir nükleer saldırı durumunda ülkenin cephaneliğindeki her füzeye fırlatma emri gönderme kapasitesine sahip.
Yeniden Canlanan Bir Tesis
Söz konusu tesis, granit bir tepeye inşa edilmiş olup, Soğuk Savaş döneminden kalan yollara yeni yollar ve inşaat alanları eklenerek geliştiriliyor. Açık kaynaklardan elde edilen bilgilere göre, Rusya'nın son 8 yılda bu tesisler için 600 kilometre elektrik kablosu ve 50 bin ton çimento gibi önemli miktarda malzeme satın aldığı belirtildi.
Urallar'daki nükleer tesisler yeni olmamakla birlikte, yeniden canlandırılması uluslararası arenada soru işaretlerini beraberinde getiriyor.
Anlaşma Sonu ve Rusya'nın Hamlesi
Rusya ile ABD arasında 2010 yılında imzalanan nükleer silahları azaltma ve sınırlama anlaşması 5 Şubat 2026'da sona ermişti. Bu anlaşmanın sona ermesiyle, dünyanın en büyük nükleer cephaneliklerinden birine sahip olan Rusya artık herhangi bir sınırlamaya tabi olmuyor.
Uzmanlar, Rusya'nın 'Ölü El' nükleer misilleme sistemini yeniden canlandırmasının temel nedeninin ABD'den duyulan endişe olduğunu ifade ediyor. Bu genişleme, Rusya Devlet Başkanı Putin'in son on yılda nükleer füze sistemlerine, savaş başlıklarına ve komuta-kontrol sistemlerine yaptığı yatırımların artmasıyla da örtüşüyor.