Suriye Cumhurbaşkanı Şara, Dubai'de düzenlenen Arap Medya Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, ülkesine uygulanan yaptırımların kaldırılmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önemli rol oynadığını belirterek teşekkürlerini iletti. Şara, yaptırımların sona ermesiyle Suriye'nin "yeniden doğduğunu" ifade etti.
Suriye Cumhurbaşkanı Şara, Dubai'de düzenlenen Arap Medya Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, ülkesine yönelik uygulanan yaptırımların kaldırılmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da aralarında bulunduğu liderlere teşekkür etti. Şara, bu kararın Suriye için tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.
Şara, 1979'dan bu yana uygulanan kısıtlamalar nedeniyle Suriye'de finans ve bankacılık sistemlerini tanımadan büyüyen nesiller olduğunu dile getirdi. Yaptırımların kaldırılmasının, Suriye'nin adeta yeniden doğmasını sağladığını ve önlerini açtığını belirtti.
Uluslararası Girişimler ve Teşekkür
Suriye Cumhurbaşkanı, yaptırımların kaldırılmasına verdikleri katkı için dönemin ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a özel olarak teşekkür etti. Bu liderlerin girişimlerinin, Suriye'ye yönelik kısıtlamaların sona ermesinde etkili olduğunu ifade etti.
Şara, yaptırımlarda Suriye halkının hiçbir sorumluluğu olmadığını vurgulayarak, kısıtlamaların sona ermesiyle Suriye üzerindeki "prangaların kırıldığını" belirtti. Ülkenin bundan sonraki süreçte doğru politika ve adımlarla "selamete çıkarılacağını" sözlerine ekledi.
Suriye'nin Yeni Vizyonu
Konuşmasında Suriye'nin 60 yıl süren idari yolsuzluk ve baskı döneminin sona erdiğini kaydeden Şara, istikrarın sadece Suriyeliler için değil, tüm bölge için büyük bir kazanım olduğunu ifade etti. Ülkesinin içinde bulunduğu geçiş dönemini ve ekonomik hedefleri değerlendirdi.
Şara, Suriye'nin artık uluslararası kamuoyunda bir "kriz alanı" olarak değil, "büyük bir fırsat" olarak görüldüğünü dile getirdi. Ülkesinin çatışmaların merkezi olmaktan çıkarak bir "istikrar adasına dönüştüğünü" ve Doğu ile Batı arasında "güvenli bir ticaret koridoru" ile "enerji tedarik zincirlerinin güvencesi" olarak konumlandığını belirtti.